Annelerin En çok Sorduğu Sorular

30.03.2018
805
A+
A-
Annelerin En çok Sorduğu Sorular
Reklam

Annelerin En çok Sorduğu Sorular

Söz konusu bebek bakımı, sağlığı ya da beslenmesi olduğunda merak edilenler hiç bitmez. Anne adayları ya da annelerin merak ettiği soruların cevaplarını Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Aslı Toros’dan aldık.

2 ile 3 yaşına geldiğinde 20 süt dişinin tamamı çıkmış olmalıdır.

Yeni doğan bir bebek ilk 1 hafta doğum ağırlığının yaklaşık yüzde 10’unu kaybeder.Gül lekesi kendiliğinden kaybolur mu?

Gül lekesi, bebeklerde doğuştan itibaren gözlenen hafif pembemsi, deriden kabarık olmayan, rengi hareli bir yapıda olan kılcal damar yapısıdır. Sıklıkla kaşlar arasında,  göz kapaklarında ve ense bölgesinde yer alır. 1-2 yaş civarında kendiliğinden kaybolur.

Guatr neden olur?

Bebeklerde guatr, hipotiroidi, tiroid bezinin yeterince çalışmaması sonucu oluşabilen bir rahatsızlıktır. Zamanında tespit edilemediği durumlarda bebeğin zihinsel ve fiziksel gelişiminde aksaklıklara yol açabileceğinden özellikle dikkat edilmesi gereken bir durumdur. Doğumsal tarama testlerinde problem saptanan bebeklerin en kısa sürede mutlaka bir uzman tarafından ileri değerlendirmesi gereklidir.

İlk dişi ne zaman çıkar?

Genellikle, altı sekiz ay civarında ilk süt dişleri çıkar. Takip eden 18-24 ay içerisinde diğer süt dişleri de çıkar, ancak önden arkaya doğru belli bir sıra izlemez. 2 ile 3 yaşına geldiğinde 20 süt dişinin tamamı çıkmış olmalıdır. Diş çıkarma belirtileri arasında, huysuzluğa ek olarak, salya akması ve ağza bir şeyler sokma isteği yer alır. Diş çıkarma sırasında 37,5 dereceye kadar ateş normal kabul edilir, ancak çocuğunuz diş çıkarırken ateşleniyorsa, doktorunuzu aramalısınız.

Sarılık neden olur?

Yenidoğanda karaciğerin henüz tam olarak olgunlaşmamasına bağlı sarılıklar fizyolojik sarılık ya da normal sarılık olarak adlandırılır ve doğumdan sonraki ilk 24 saatin ardından genellikle 2. veya 3. günlerde ortaya çıkar. Yaklaşık bir hafta 10 gün içinde normale döner. Bu dönem içerisinde bebeğin muayene bulguları tartı ve bilirubin düzeyinin izlemi önemlidir. Sarılık belirli bir düzeyin üzerine çıktığında bebeğin işitme ve beyin fonksiyonlarına zarar verebileceğinden tedavi uygulanması gerekebilir. Bu nedenle sarılık takibi çocuk doktoru kontrolünde yapılmalıdır.

Gözyaşı kanalı tıkanıklığı nedir?

Doğumsal gözyaşı kanal tıkanıklığı, bebeğin anne karnında gözyaşı kanallarının tam gelişememesi sebebiyle gözyaşının burun boşluğuna akamaması sonucu oluşur. İlk 1 yıl masaj uygulaması yapılır. Masaj burun kökünden, aşağı doğru sıvazlama şeklinde uygulanır. Günde 3-4 kez, 10 sefer bu masaj hareketini yapmak gerekir. Masajla kendiliğinden kanalın açılma ihtimali yüzde 95 civarındadır. Gözde çapaklanma oldukça antibiyotikli göz damlaları kullanılır. Gerileme olmadığı durumlarda göz doktoru tarafından müdahale gerekebilir.

Normal bir bebeğin doğum ağırlığı ne olmalıdır ve ilk 6 ay bu süreç nasıl ilerlemelidir?

Zamanında doğan bir bebek 3-3,5 kg. ağırlığındadır. Doğumdan sonra ilk 3-4 gün bebek, doğum tartısının yüzde 6-10′unu, yani 180-300 gramını kaybeder. Yaklaşık olarak yaşamın 10. gününde bebek doğum tartısına ulaşır. Bundan sonra bebeğin tartısı beslenmesiyle orantılı olarak düzenli olarak artar. Bu nedenle bebek belli aralıklarla tartılır ve boyu ölçülür. Yaşamın ilk 6 ayında bebek, günde 20-30 gram, haftada 150-250 gram, ayda 600-900 gram bir artış gösterir.

Beşinci ayda bebek doğum tartısının iki katına ulaşır. İkinci 6 ayda büyüme yavaşlar, günlük tartı artışı 15-20 gr. haftada 100-150 gr. ayda 400-600 grama düşer. Bir yaşındaki bir bebeğin tartısı, doğum tartısının 3 katına (9-10,5 kg.) ulaşır. Bebeğin fiziksel gelişim takibi ilk 6 ayda bir, daha sonraki aylarda 2-3 ay aralarla yapılmalıdır.

Koliğin tedavisi var mı?

Yaşamın ikinci üçüncü haftasına doğru başlayan ve altıncı haftada şiddetlenen kolik, genellikle akşam saatlerine veya sabaha karşı birdenbire ağlama şeklinde başlar. Suratta kızarma, dizlerini karnına çekme şeklinde kendini gösterir, ortalama günde 2,5 saat sürer. Tüm bebeklerin yüzde 10-40'ında görülebilir. Yarısında belirtiler 3. ayın sonunda kaybolur. Kolik tanısı konulabilmesi için bebeğin büyüme ve gelişmesinin normal olması, fiziki muayenede bir sorunla karşılaşılmaması, tekrarlayan ağlama ataklarının olması ve bu atakların günde 3 saat veya daha uzun sürmesi, ağlamaların haftada 3 günden sık olması gerekmektedir.

Koliğin bilinen hiçbir tedavisi yoktur. Ancak bazı önlemler yararlı olabilmektedir. Bebeğin beslenmesi sırasında uygun emzirme tekniği önemlidir. Eğer bebek mama alıyorsa, gaz yapmayan mamaların tercih edilmesi gerekir. Beslenme sırasında bebeğin burnunun tıkalı olmamasına dikkat edilmelidir. Beslenme sonrası çocuğun gazı çıkartılmalı ve çıktığından emin olunmalıdır. Ayrıca bebek aşırı beslenme ya da az beslenme yönünden de değerlendirilmelidir.

Annede gaz yapan gıdalar bebekte de gaz yapabilir. Fakat her anne ve bebek için bu durum değişkendir. Annenin; sigara içiyorsa bırakması, aşırı çay ve kahve tüketimini azaltması, bazı durumlarda diyetinden inek sütünü çıkartması gerekir.

Pamukçuk neden olur?

Yanak içinde, dil ve damakta süt parçalarını andıran beyaz lezyonlar şeklinde kendini gösteren pamukçuk hastalığı, bir cins mantar olan Candida enfeksiyonu nedeniyle oluşur. Genelde yenidoğan bebeklerde görülen bu hastalık, bir yaşına kadar olan çocuklarda da sık karşılaşılan bir enfeksiyondur. Emzik ve biberon kullanımı ile antibiyotik kullanımı, pamukçuk sıklığını arttırır. Ağzında pamukçuk olan bebeğin anne sütü almasında hiçbir sakınca yoktur.

Pamukçuk oluşmaması için emziren anneler özellikle meme başı temizliğine dikkat etmelidir. Anne sütünün içinde yağ ve koruyucu maddeler olduğundan meme başını temizlemek için anne, kendi sütünü kullanabilir. Her emzirmeden sonra meme başına bir miktar anne sütü sürülmelidir. Annenin göğsünü emzirme öncesi kuru bir petle silmesi ve günde 1 kez de hafifçe yıkması yeterlidir. Emzik ve biberon kullanılıyorsa her kullanım sonrası kaynatılması veya sterilize edilmesi gerekir.

Sık kusan bebekleri nasıl beslemeli?

Bebeklerde özellikle yaşamın ilk 3-6 ayında ‘fizyolojik reflü’ dediğimiz bebeğin beslenme sonrasında genellikle az miktarda, bazen de ağız dolusu kusması sık karşılaştığımız bir durumdur. Bebeğin muayenesinde ve gelişim basamaklarında bir sorun olmadığı durumlarda öncelikle beslenme şekli düzeltilmelidir.  Bebek az az, sık sık beslenmeli, beslenme sonrası emme pozisyonundan hemen kaldırılmamalı ve kaldırıldıktan sonra mutlaka gazı çıkartılmalıdır.

Bebeği yatırırken yatak başı 30 derece kadar yükseltilmeli, bebek sırtüstü ve başı sola dönük yatırılmalıdır. Kusma sıklığı ve miktarında artma, bebeğin gelişiminde duraklama gözlenirse mutlaka çocuk doktoruna başvurulmalıdır.

Doyduğu nasıl anlaşılır?

Yenidoğan bebeğin doyup-doymadığını anlamanın en güvenilir yolu bebeğinizin rutin kontrollerde yeterince kilo almasıdır. Yenidoğan bebek ilk 1 hafta doğum ağırlığının yaklaşık yüzde 10’unu kaybeder. 1. haftadan sonra bebeğin günde yaklaşık 25-30 gr alması ve çoğunlukla 15. günde doğum kilosuna geri gelmesi beklenir. Doktor muayenesine gitmeden önce ise ilk günlerde 3-4 kez, 1. haftadan sonra günde 8-10 kez bezini ıslatıyorsa, 2-4 defa kakasını yapıyorsa ve emzirme sonrası mutlu görünüyorsa, doyduğunu anlayabilirsiniz.

Konak neden olur?

Halk arasında “konak” adı verilen seboreik dermatit, derideki yağ tabakasının iltihaplanmasıyla oluşan kaşıntılı ve döküntülü bir deri hastalığıdır. Bebeklerde en çok saçlı deride, burun kenarlarında, kaşlarda, göz kapaklarında, kulak arkasında görülür. Bu durumdan etkilenen alanlarda kızarıklık ile sarımtırak bir kepeklenme ve yağlanma görülür. Hafif bir kaşıntı yapar. Genellikle hafif seyirli bir ve ufak önlemlerle geçici bir rahatsızlıktır.

Ağladığında sırası ile neler düşünülüp kontrol edilmeli?

Ağlama bebekler için bir iletişim yoludur.  Açlık, susuzluk, rahatsızlık hissi veya gaz sancıları en sık ağlama sebepleridir. Bu yüzden öncelikle bebeğinizin aç olup olmadığı, bezinin temizliği, bulunduğu ortamın sıcaklığı, üzerindeki kıyafetlerin bebeği rahatsız edip etmediği kontrol edilmelidir. Bunlarla ilgili bir problem yoksa bebeğin ateşi olup olmadığı, vücudunda herhangi bir döküntü, kızarıklık varlığı gibi durumlar izlenmeli, ağlamanın ısrar etmesi durumunda çocuk doktoruna başvurulmalıdır.

Doğru emzirme nasıl olur?

Bebeği doğru şekilde emzirmek ve bebeğin memeyi doğru kavraması göğüs ucu çatlağı oluşmasını önler ve yeterli süt üretimini sağlar. Bebeğini emzirirken annenin rahat olması önemlidir. Yanlış duruş bel‚ sırt ve karın bölgesinde ağrılara sebep olur. Yaygın olarak kullanılan emzirme teknikleri kucaklama (beşik)‚ ters kucaklama (çapraz beşi koltukaltı (çanta) ve yatar pozisyonda emzirmedir. Kucaklama Tekniği: Sırt ve kol desteği olan bir sandalye veya koltuk kenarına oturun.

Dizinizin üstüne bir yastık koyup, bebeğinizin başı kolunuzun iç dirsek kısmına gelecek şekilde ve yüzü memenize doğru olacak şekilde bebeğinizi kucaklayın.

Diğer elinizi ise meme başınızı bebeğinizin ağzına yerleştirmek için başparmak ile işaret parmağınızı C harfi şeklinde kullanın. Bebeğinizi yaklaşık 45 derece bir eğimle memenize yaklaştırın. Bebeğinizin elleri serbest olmalıdır. Böylelikle size dokunabilir ve ellerinin yardımıyla meme başını bulabilir. Bu pozisyon sezaryen ile doğum yapan anneler ve erken doğmuş küçük bebekler için ilk başlarda uygun olmayabilir. Annenin karnındaki dikişlere baskı oluşabilir.

Bebek güçsüz ise meme başını iyi tutamayabilir. Bu gibi durumlarda koltukaltı (çanta) tekniği ile emzirme uygulanabilir. Bu teknikte‚ bebeğinizi koltuğunuzun altında basen seviyenizin biraz yukarısında sanki koltuk altına sıkıştırdığınız çantayı tutar tarzda tutun.

Yine bebeğinizin altına bir yastık koymak işinizi kolaylaştıracaktır. Ayakları sizin arkanıza doğru, baş kısmı sizin önünüze doğrudur. Bebeğinizin yüzünü memenize doğru yaklaştırıp, onun dudaklarının meme başınıza yaklaşmasını sağlayın. Elinizi bebeğinizin başının altına ve kolunuzu ise yastığın üzerine doğru bırakın.

  • Ters Kucaklama Tekniği: “Kucaklama”dan farkı; bebeğiniz yön olarak aynı pozisyonda olmasına karşın, siz onu kucaklamak için diğer kolunuzu kullanıyor olmanızdır. Bu teknikte bebeğinizin başı sizin iç dirseğinize değil, diğer elinizin avuç içine doğru yaslanmış olmalıdır. Yani; kollar yer değiştirmiştir. Bu pozisyonda da kucaklama pozisyonunda da bebeğinizi bir memeden diğer memeye geçirirken kollarınızın pozisyonunu da simetrik olarak değiştirirsiniz.
  • Bu pozisyonda elinizle bebeğinizin kafasını tutarak onun dudaklarını sizin meme ucunuza yaklaştırırsınız. Elinizi bebeğinizin başının altına ve kolunuzu ise yastığınızın üzerine doğru bırakın. Bebeğinizin başını tutmaktaki amaç, bebeğinizin rahatlığını sağlamak ve boyun kaslarını yormaması için avuç içinizle onun başına destek olmaktır. Bu esnada siz de kolunuzu yastık üzerinde dinlendirmiş ve aynı zamanda onun sırt bölgesine de destek olmuş olursunuz.
  • Yatarak Emzirme Tekniği: Anne ile bebeğin birlikte yattıkları yerden emzirme tekniğidir. Öncelikle yatakta yan yatar pozisyonuna geçmeli ve sırtınızı yastıklarla beslemelisiniz. Bu şekilde hem daha rahat edersiniz hem de bebeğinizi emzirirken yorulmazsınız. Bacaklarınızı kendinize doğru çekmeniz daha dengeli bir şekilde yatmanıza yardımcı olacaktır. Bebeğiniz de size dönük bir şekilde yan yatar pozisyonda olmalıdır. Başına, bir elinizin iç kısmıyla veya küçük bir yastıkla destek olabilirsiniz. Diğer elinizle bebeğinizin sırt ve poposunu destekleyin. Bu teknikte dikkat edilmesi gereken nokta bebeğin memeye uzanmasına gerek kalmaması ve annenin bebeğin üstüne doğru abanmamasıdır. Bu emzirme tekniği de sezaryen sonrasında ameliyat bölgesine baskı olmasına engel olan bir tekniktir.

Yazın hangi sıklıkla yıkamalıyım? Su sıcaklığı ne olmalı?

Uygun koşullar sağlanabiliyorsa bebeğimizi her gün veya günaşırı yıkayabiliriz. Bebeğimizi yıkarken dikkat etmemiz gereken hususlardan birincisi bebeğin karnı açken yıkanmasıdır. Çünkü tok karınla yıkadığınızda midesine basınç yapıp kusmasına neden olabilirsiniz. Oda sıcaklığını 25-26 derece civarında olacak şekilde ayarlayın. Bebeğinizi yıkayacağınız suyun sıcaklığı çok önemlidir. Bu yüzden suyu ayarlarken bir termometre ile sıcaklığı ayarlayın veya dirseğinizle ısıyı kontrol edin. Termometre ile ölçerseniz hem küvetin ısısını hem de suyun sıcaklığını öğrenmiş olursunuz. Suyun sıcaklığının 36-36,5 derece gibi olması idealdir.

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 4 YORUM
  1. Çiğdem dedi ki:

    Teşekkürler

  2. Caner dedi ki:

    Harika bir yazı olmuş. Teşekkürler verdiğiniz bilgiler için.

  3. Salih dedi ki:

    Bunun gibi daha fazla türde içerik bekliyoruz.

  4. Sinan dedi ki:

    Teşekkürler