Panik Atak Hakkında Bilinmesi Gereken Herşey

30.04.2018
715
A+
A-
Panik Atak Hakkında Bilinmesi Gereken Herşey
Reklam

Panik Atak Hakkında Bilinmesi Gereken Herşey

Kalp Krizi Ve Panik Atak Arasında ki 5 Temel Fark

  • Kalp krizi göğüse bıçak saplanır gibi bir etki yaparken, panik atak esnasında göğüste iğnelenme etkisi var ve sıklıkla sıkıntı hissi de eşlik eder.
  • Panik atak esnasındaki göğüsteki iğnelenme hissi hareket ettikçe azalırken, kalp krizinde ise dinlenmek ağrıya faydalı olur.
  • Kalp krizinde genellikle soğuk soğuk terleme olurken panik atakta ise terleme değil de sıcaklık veya soğukluk hissetme şeklinde olur.
  • Kalp krizinde şiddetli bedensel ağrılar olurken, panik atakta kontrolü kaybetme korkusu, kendine ve çevreye yabancılaşma hissi ağrıya eşlik eder.
  • Panik atakta tüm olumsuz hislere rağmen bilinç kaybı yaşanmazken, kalp krizinde bilinç kaybı yaşanabilir.

Panik Atak Yaşayanların Bilmesi Gereken 7 Önemli Madde

Panik atak yaşayanlar genellikle toplum tarafından yanlış algılandıkları düşüncesine kapılmaktadırlar. Çünkü hala halk arasında bir çok efsane hala dolaşmakta.Bu yaygın yanlış inançlar kişide özgüven eksikliğine, bulunduğu durumla baş edemeyeceği hissine kapılmasına neden olmakta.Panik Atak Yaşayanların Bilmesi Gereken 7 Önemli Madde

İşte bu durumu yaşayanların size anlatmak  istediği 7 önemli şey:

1-‘Kontol edemiyorum’ durumu

Tabiî ki bütün imkanlar kişinin elinde değil. Yani sadece psikolojik olarak karar vermek ve bitirmek maalesef mümkün değildir. Tıbbi yöntemlerden yardım da almak gerekir. Ancak eğer bu durumu yaşayan bir sevdiğiniz, yakınız varsa ona destek olarak bunun geçici bir durum olduğunu belirtmenizde fayda var.

2-‘Dikkat çekmeye çalışmıyorum’ durumu

Panik atakları yaşayan kişilerin genelde dikkat çekme amaçlı yaptığı aslında pek de büyük sıkıntıları olmadığı düşünülmekte. Bu tamamen yanlış bir inanıştır. Kişi bu durumdan utanıp hatta saklamaya , engel olmaya bile çalışmaktadır aslında.

3-Panik atak belirtileri değişkendir.

Panik atak belirtileri genelde duygusal, fiziksel ve bilişsel semptomlar aracılığıyla kendini gösterir. Kişi göğüs ağrısı, nefes darlığı, uyuşma, aşırı terleme gibi belirtiler yaşayabilir. Ancak bu durum herkes de geçerli değildir. Kişiden kişiye göre semptomlar ve derecesi değişkenlik gösterebilir. Kimi insan beyninde korkulu düşüncelerle başa çıkmaya çalışırken kimisi de vücudundaki fiziksel semptomlarla baş etmeye çalışır.

4-‘Panik atakların  ölüyor yada aklını kaçırıyormuş’ hissine kapılması

Tabii ki öldürücü bir surum değildir. Ancak dışarıdan basit şekilde görünse bile bu durumu yaşayanların kolay kolay kaldırabileceği türden de değildir. Yakınınız bu durumu yaşadığında sizde ona destek olun, endişelerini anlayın ve en önemlisi sakinliğinizi siz koruyun ki karşıdakine yaşadığı durumun ölümcül, kötü, çaresiz yada çılgınca şeyler olmadığını benimsetin.

5-‘Beklenmedik anlarda gelen semptomlar’ olabilir.

Kimi insan panik atak hallerini gelmeden önce hisseder kimi insan da aniden bu durumla karşılaşabilir ve bulunduğu ortamı terk etme veya elindeki işi bırakması gerektiği hissine kapılır.örneğin  kişi bir yerde olumsuz  bir durum yaşamışsa oraya uzun bir süre gitmek istemeyebilir. Sizlerinse bu durumu anlayışla karşılamanız gerekir.

6-‘Panik atağın tedavisi yoktur ‘ inanışı

Panik atak yaşayanlar genelde her zaman bu semptomları geçireceğini ve bunun çözümsüz bir hastalık olduğunu düşünmektedir. Tabii ki de bahsettiğimiz gibi bu durumun tıbbi ve psikolojik tedavi yöntemleri vardır. Ama kişi o süreçte bunu pek de iyi anlayamamaktadır. Sizler ona destek olup, gerçekten çok iyi ilerlemeler kaydettiği düşüncesini empoze ettirirseniz kişinin bu durumu atlatacağı düşüncesi artar.

7-‘Desteğinize ihtiyacım var ‘

Kişiye destek olmak çok önemlidir. Sadece panik atakta değil diğer durumlarda bile oturup onu kısa bir şekilde dinliyor olmanız bile onun için pozitif bir yandır. Onunla empati kurmanız ve anlayış göstermeniz onun bu süreci en sağlam ve sağlıklı şekilde atlatmasında büyük rol oynar.

Kalabalıkta Panik Atakları Kontrol Altına Almak İçin Öneriler

Panik atakla başınız beladaysa demek ki sizde zaman zaman, baş dönmesi, kas tutulması, kalp atışlarında düzensizlik, ve nefes alışlarda bozukluk hissediyorsunuzdur. Bir de bu duruma negatif düşünceleri de eklersiniz.. Alın size bela. İşte o anda kendi kontrolünüzü hatta akıl sağlığınızı kaybetmekten bile korkmaya başlayabilirsiniz.fakat bu durumları olabildiğince minimize etmenin yolları vardır. İşte size 5 ipucu:

1-Derin nefes al:

Panik atak anında nefesiniz kesilecek de sanki boğulacak gibi bir hisse kapılabilirsiniz. İşin aslı bu değildir tabi. Siz o durumlarda sadece nefesinize odaklanın ve hatta elinizi karnınıza koyup sanki her yavaş nefes alışınızda içinizin havayla dolduğunu her verdiğinizde ise bedeninizin rahatladığını düşünün. Bazen aldığınız nefesleri sayadabilirsiniz bu sayede ne kadar çok nefes alıp verebildiğinizi düşünerek bu durumdan daha rahat sıyrılabilirsiniz.

2-rahatla:

Panik atak anında vücudunuzda bir uyuşukluk, veya bedeniniz tutmuyormuşçasına bir hisse kapılabilirsiniz. O yüzden siz kollarınızı yana yukarı açıp  birkaç kere gerin.aynı şeyi sağ ayaktan başlamak şartıyla bacaklarınızda da uygulayabilirsiniz.çenenizi de açıp kapatın ve boynu rahat konumda tuttuğunuzdan emin olun.

3-Başka şeye odaklan:

Aklınıza her türlü negatif düşünce gelebilir. Bu durumun sizi esir almasına izin vermeyin. Sevdiğiniz insanı düşünün veya evdeki hayvanınızı vb. bu şekilde durumun aciliyeti olmadığını , geçici bir süreç olduğunu daha iyi kavrayabilirsiniz.

4-Durumla yüzleş:

Panik atakta yapılabilecek en belirgin şey bu durumla yüzleşmektir. Örneğin; panik ataklarınız kalabalık ortamlarda geliyorsa , öyle yerlerden kaçmayın yoksa bu sizi daha çok tedirgin edecek boyutlara götürecektir. Aksine yavaş yavaş o ortamlarda bulunun. Ama ne zaman geleceği belli olmayan ataklar ise, siz her zaman kendinizi telkin etmeye çalışın ve bunun geçici bir durum olduğunu hatırlatn. Sakın bu durumun sizi alt etmesine müsaade etmeyin. Üstüne gidin.

5-Tedaviyi uygula:

Tabiî ki bu durumun bir de tıbbi boyutu vardı. Doktorunuz size stres giderici ilaçlar, atakla baş etmede etkili olabilecek tedavi yöntemleri önerebilir. Ancak bunlar kısa süreli rahatlama sağlar. Örneğin uçağa binmeden içilecek bir rahatlatıcı hap gibi. Ancak sizin ilaç yardımından  çok kendi gücünüzün farkına varmanız lazım.

Tabiî ki  bu önerdiğimiz metotlar herkeste her şekilde işe yarayacak değildir. Ancak baş etmede yardımcı yollardır. Kararlılık, tutarlılık ve sabır sizi başarıya ve refaha ulaştıracaktır. Unutmayın siz tahmin edebileceğinizden daha güçlüsünüz.

Bir Bakışta Panik Atak Belirtileri

Aşırı kaygı ve hızlanan kalp atışı, karakteristik panik atak belirtileridir. Çoğu insan hayatı boyunca 1-2 panik atak yaşayabilir ve atağa yol açan stresli durum ortadan kalktıktan sonra ataklar kesilir.Panik ataklar genellikle 10 dakikadan az sürer ancak çarpıntı, baş dönmesi ve bazı diğer belirtilerin tamamen geçmesi daha uzun sürebilir.

Panik Atakta Görülen Semptomlar

Kalp çarpıntısı, artan nabız
Nefes alıp vermede zorlanma
Göğüs bölgesinde ağrı, sıkışma hissi
Titreme
Boğuluyormuş gibi hissetme
Bulunulan ortamdan kopma, gerçek dışı hissetme
Terleme
Mide bulantısı
Baş dönmesi, gözlerin kararması, bayılma Sıcak veya soğuk ter basması
Parmak uçlarında uyuşma veya karıncalanma
Ölüm korkusu
Kontrolü kaybetme korkusu, delirme korkusu
Kaçma isteği

Panik Atak Nedenleri Türleri ve Belirtileri

Beklemediğim bir anda aniden, hiç sebep yokken büyük bir korku dalgası geldi. Kalbim, göğüs kafesimden çıkacakmış gibi çarpıyordu ve nefes alabilmek için çok zorlanıyordum. Ben ölüme doğru gittiğimi sanıyordum.

Ne zaman dışarı çıkmaya karar versem çok korkuyorum, mide boşluğumda o berbat duyguyu hissettiğim an başka bir panik atak mı geliyor ya da başka bilmediğim korkunç bir şey olacağını düşünerek korkuyorum.

Panik atak; öncesinde bir uyarı olmayan ani korku, kaygı ve endişe hislerinden oluşan nöbetler halinde meydana gelen kişilerin yaşamak istemedikleri bir durumdur. Bu ataklar sırasında kişi, kalp krizi ya da ölümcül bir durum yaşadığını düşünebilir. Korku ve panik atak sırasında kişiler etraflarında olup bitenlere karşı ilgisiz davranabilirler. Panik atak yaşadığını düşünen kişilerin çoğu aşağıdaki durumlardan birkaçını yaşıyor olabilirler:

Kalp atışını çok şiddetli ve hızlı hissetmek.

Yarı baygın hissetmek veya baş dönmesi yaşamak.

El veya ayak parmaklarında karıncalanma ya da uyuşma olması.

Ölecekmiş gibi ya da ölüme çok yaklaşmış gibi hissetmek.

Soğuk ya da sıcak ter basması ve titreme yaşamak.

Göğüs ağrıları hissetmek.

Solunum güçlüğü olması.

Kontrolü kaybetmiş ya da kaybedecekmiş gibi hissetmek.

Mide bulantıları ya da mide rahatsızlığı hissetmek.

Kaçma ihtiyacı hissetmek.

Yukarıda saydığımız bazı durumlar uzun süre devam edebilir ancak Panik Atak nöbetleri genelde on dakikadan daha az sürer. Bir kez bile olsa panik atak geçirmiş olan kişiler, panik atağı hiç yaşamamış olan kişilerden daha büyük risk altındadır. Panik Atak nöbetlerinin tekrar tekrar ortaya çıkması halinde, bir kişinin Panik Bozukluk olarak bilinen durumu yaşadığına karar verilebilmesi için önemli veriler elde edilmiş olur. Panik bozukluk yaşayan bireylerin büyük bir çoğunluğunun uyku problemi çektiğide bir gerçektir. Ancak gece uyurken panik atak eşliğinde ve korku dolu uyanmalar sık sık gerçekleşmeye başladıysa öncelikle mutlaka solunum ile ilgili test ve incelemelerin yapılması gerekmektedir.

Kadınlarda panik atakların daha sık yaşanması olasıdır ve yaşadıkları durumun panik bozukluk olduğunu kabullenmeleri erkeklere göre daha kısa sürer. Erkeklerin ise genelde panik bozukluk yaşadıklarını kabullenmeleri daha uzun süreler alır. Panik ataklarının sıklığında, azalmalar, artmalar olabilir ve hamilelik sırasında değişmeden kalır.

Panik Atak ciddi bir rahatsızlık mı?

Panik atak anında korkuların üst düzeyde devreye girmesi ile gerçekler daha bulanıklaşabilir ya da devre dışı edilebilir.Neyse ki panik ataklar belirli şekillerde uzmanların yardımıyla kontrol altına alınabilir. Öncelikli olarak rahatsız edici fiziksel belirtiler nedeniyle, kalp krizi ya da başka hayatı tehdit eden bir tıbbi hastalığın olup olmadığı gerçekten araştırılmalıdır. Diğer tıbbi rahatsızlıkların olmadığı anlaşıldıktan sonra Panik Atak yaşayan kişiye gerekli açıklamalar yapılmalıdır.

Eğer Panik Atak geçiren bir kişinin karşısında umursamaz şekilde davranılırsa bu durum atakların şiddetinin artmasına neden olabilir. Panik atak yaşayan kişilerin yakın çevresinde ki insanların davranış ve tavırları da önemli olmaktadır. Aşırı koruyucu ya da Panik Atak geçiren kişiden çok daha üst düzeyde bir panik sergileyen kişiler çok olumsuz şekilde kaygının artmasına veya varolan kaygıları çok üst düzeye gelmesine sebep olabilirler. Bu yüzden yakın kişiler önemsediklerini göstererek ancak telaşlanmayarak, sakinliklerini korumaya çalışarak bunun geçici bir atak olduğunu ve bir süre sonra her şeyin normale döneceğini telkin etmeleri faydalı olacaktır. Bütün bunları yaparken en önemli olarak kişinin Panik Bozukluk yaşıyor olduğunun kesin bir şekilde bilinmesi ve mutlaka doktorlar tarafından teşhisinin koyulmuş olması gerekmektedir.

Panik Atak Süreci: Kıvılcımın yangına dönüşmesi

Çoğu insan hayatında bir kez de olsa panik atak geçirmiştir. Panik bozukluk da ise bu durum, hastalık şeklinde sürekli nükseden bir seyir almaktadır. İnsan beyni kaç ya da dövüş şeklinde çalışır. Atakların seyri bunlardan etkilenmektedir. Bu durumu bir örnekle açıklamakta yarar var. Bir yolda karşıya geçiyorsunuz. Hızla gelen arabayı geç fark ettiniz ve kendinizi son anda karşıya attınız. O esnada ne yaşanır? Beyin otomatik olarak alarma geçer.

Kalp atışı hızlanır, kaçmak için kan ayakta yoğunlaşır, mideden kan boşalır, herhangi bir yaralanma ve kan kaybına karşı önlem için vücuda kan pompalanır. Bu saniye bile sürmeyen durumu beynimiz bizim için otomatik olarak yapmaktadır. Bu yaşamsal bir işlemdir. Aksi olsaydı – düşünerek bunu yapsaydık- bu süreci yönetmek zorunda kalmak hem zor hem de hayati tehlike arz eden durum oluştururdu.

Peki, panik bozuklukta ne olmaktadır? Tamamen yukarıda anlattığım aynı durum ama yanlış alarm süreci gerçekleşmektedir. Yine beynimiz tüm vücudu alarma geçirir.Olağanüstü hal ilan eder.Ancak panik bozukluk hastası otomatik düşüncelerinden kaynaklı ‘felaketleştirme’ ile hareket ederek tamamen gerçek dışı veya kısmen gerçek dışı düşüncelerle bu yanlış alarm sürecini başlatır.Panik atak süreci burada bir yangının başlaması gibi kıvılcımla başlar ve alevlenir.

Kalp krizi düşüncesiyle panik atak yaşayan bir kişiyi örnek verelim.(bütün tetkiklerini yaptırmış ve biyolojik olarak sağlıklı olan birisi için )Panik ataklarda yaygın olan kalp krizi geçirme düşüncesinden dolayı örneğini verdiğimiz bu kişi; öncelikle kalp krizi geçirdiğini düşünür.Dolayısıyla ortalama veya ortalamanın kısmen üstünde atan kalp; beynin otomatik alarma geçmesiyle ve kalp krizi tehlikesine karşı önlem için daha fazla atar.

Tamamen abartılmış düşüncelerimizle beyni bir anlamda yanlış yönlendirmiş ve otomatik alarm sürecini harekete geçirmiş oluruz.Kişi bunu görünce kendi bilişini(düşünce) doğru kabul eder ve evet gerçekten kalp krizi geçirmesem kalbim daha da hızlı atmazdı diye düşünür.Bu duruma diğer belirtiler de eşlik etmektedir.Mideden kan boşalmasından dolayı mide bulantısı; nefes alış verişinin dengesizliği ve hızından dolayı oksijen-karbondioksit dengesizliği ve baş dönmesi; ayrıca boğulma ve ölüm hissi gibi duruma eşlik eden anksiyete durumları..Böylece fizyolojik sürecin eşlik ettiği düşüncelerimizle iç içe karmaşıklaşan bir süreç meydana gelmektedir.

Filmi en başa sararsak aslında bu karmaşık sürece de müdahale imkânımız olduğunu görürüz. Nasıl mı? Aslında otomatik düşünce dediğimiz düşünceyle başlayan ortalamanın hafif üstünde atan kalbi taşikardiye kadar yükselten yine düşüncelerimizdir. Otomatik düşünce bilişsel davranışçı psikoterapide işe yarayan ve pratik faydaları olan bir modellemenin parçasıdır. Öncelikle fizyolojik olarak neler oluyor ve bunun düşüncelerinizle bağının yakalanması şarttır.

Panik atak özellikle felaketleştirme bilişi üzerine kuruludur. Hasta kalp krizi diye düşünür beyin otomatik tepki verir vücudu alarma sokar. Alarma geçen vücutla ilgili yeniden düşünürsünüz ve kendi kendinizi doğruladığınız ama özünde yanlış olan bir süreç meydana gelir. Panik bozukluğu hastasındaki atakta kıvılcım bir yangına dönüşmeden atağını kontrol etmesi için hastanın düşünceleri-duyguları-davranış ve fizyolojik durumu arasındaki tüm ilişkiler gözden geçirilmelidir.

Bilişsel davranışçı terapilerde gözden geçirme bilişsel terapistin hastayla yaptığı değerlendirmeler ve hastanın terapiye ortak edilmesiyle gerçekleşir. Bu tek taraflı terapist telkinine dayalı bir terapi süreci değildir.Ve sonuç olarak düşünceler yeniden yapılandırılır. Tüm bunların yanı sıra psikoterepi; gevşeme, imajinasyon ve nefes egzersiz teknikleriyle desteklenerek atak sürecine müdahale ve atağın önlenmesi veya azaltılması gerçekleştirilmektedir. Yazıyı W.Sakespeare’in şu sözleriyle bitirelim.“Düşüncelerin neyse hayatın da odur. Hayatının gidişini değiştirmek istiyorsan düşüncelerini değiştir.”

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.