Pratik ve faydalı yeni bilgiler

17.12.2017
1.116
A+
A-
Pratik ve faydalı yeni bilgiler
Reklam

Pratik ve faydalı yeni bilgiler

Genelde bizlerin zaman kaybettiği ve uğraştığı farklı durumlarla ilgili pratik ve faydalı yeni bilgiler var.

Peki nedir bu pratik ve faydalı yeni bilgiler?

pratik ve faydalı yeni bilgiler Kuru fasulyeleri dağılmadan pişirmek istiyorsanız tuzu ve salçayı ya da domatesleri fasulyeler yarı piştikten sonra koyun.

Kızartma kokularının bütün eve yayılmaması için yağın içine bir iki dal maydanoz atın.

Pilavın tane tane ve beyaz olmasını istiyorsanız içine 3-4 damla limon suyu koyun.

Tavuğun üzerine limon suyu sürer ve tuz serperseniz tavuğun nar gibi kızardığını görebilirsiniz.

Değersiz olarak gördüğünüz limon kabuklarını güneşli bir yere koyup kurutursanız, özellikle isli ve yağlı mutfak eşyalarınızı ovarken şaşırtıcı sonuçlar alabilirsiniz.

Süte biraz karbonat atarsanız hem çabuk bozulmaz hem de kolay hazmedilir.

Balığı seçerken son derece dikkatli olmalısınız. Gözleri pırıl pırıl parlak, solungaçları ise pembe yada kırmızı renkte olmalıdır.

Limon sert ise, kesilmeden evvel bir iki dakika sıcak suya batırınız, daha sulu olur.

Buzdolabınızın iyi soğutması için içine bir torba tuz koyun. Tuzun dolaptaki nemi aldığını göreceksiniz.

Balıkları temizlemeden yarım saat kadar dondurucuda bekletirseniz, temizleme işi sizi daha az yorar. Balık pişirirken hiç de hoş olmayan bir koku kaplar evi. Bunu önlemek için de kabın veya tavanın içine birkaç defne yaprağı atmayı deneyin.

Açılmakta direnen cam kavanozların altına sert bir şekilde vurursanız açılacaklardır.

Yeterince olmamış limonlardan beklenildiği kadar su çıkmaz. Tıpkı çok sert limonlardan da çıkmadığı gibi. Bu tür limonları kesmeden önce, birkaç dakikalığına çok sıcak suya batırıp bekletin. Limonların daha fazla su verdiğini göreceksiniz.

Pirinç, fasulye, mercimek, kuru bakla ve benzerlerini saklarken böcek oluşmasını önlemek için kavanoz ya da kutunun içine iki, üç diş sarımsak koyun.

Tuz topaklanıyorsa tuzluğun içine birkaç adet pirinç koyun. Pirinç tuzun rutubetini alacak ve topaklaşmayı önleyecektir.

Mumların ömrünü uzatmak için kullanmadan iki saat önce buzdolabının derin dondurucusuna koyarak bekletin.

Patateslerin filizlenmesini önlemek için patates torbasının içine birkaç adet yeşil elma atın.

Marulların uzun süre taze kalması için bir saat su dolu bir kapta tutun. Sonra buzdolabına açık kısmı aşağı gelecek şekilde yerleştirin. Bu şekilde on gün saklayabilirsiniz.

Duvarınıza çivi çakacağınız zaman işaretlediğiniz yerin üzerine çapraz bant yapıştırın. Çiviyi öyle çakın, böylece duvarın alçısını çatlatmamış olacaksınız.

Pamuklu giysilerinizin çekmemesi için ilk yıkamada bir gece soğuk suda bekletin, sonra yıkayın, çekmeyeceklerdir.

                             LEKELERİ NASIL ÇIKARIRIZ?

Kan Lekelerini Çıkartmak İçin ;
Kan lekesini çıkarmak için oksijenli su kullanın. Önce bu suda ıslatıp bekletin, daha sonra ılık suyla ve sabunla yıkayın.

Bir aspirin tabletini ıslatıp, lekenin üzerine sürün bekletin. Kuruyunca fırçalayıp, temizleyin.

Önemli : Kan lekesini asla sıcak suyla yıkamayın, leke kalıcı olur.

Sakız Yapıştıysa ;

Elbisenize çiklet mi yapıştı? Sizde Ne Beceriklisiniz Biraz da Kendinizi Elbisenin Yerine Koyun Artık Ondan Hayır Gelmez Atın Çöpe Dermişiz  Tabiki Hayır Bunun İçinde Birkaç Çözüm Var Elbet

Çikletin yapıştığı yerin tam altına isabet eden yerine naylona sarılmış bir miktar buz koyun.

Biraz bekleyin buzun soğutucu etkisiyle çiklet donar.

Sonra bir fırçayla bu donan çikleti fırçalarsanız, hepsi yapıştığı yerden çıkar.

Meyve Lekelerini Çıkartmak İçin;
Beyaz kumaş üzerindeki leke: Lekeyi amonyaklı suyla yıkayın. Çıkmazsa, çamaşır suyu ilave ettiğiniz sabunlu suya batırıp lekeli kısmı ovun.

Renkli kumaş üzerindeki leke: Şu malzemelerden mevcut olan biriyle temizleyebilirsiniz; 90 derecelik alkol, amonyak ilave edilmiş oksijenli su, ekşimiş süt. İki üç saat leke üzerinde bırakacağınız ekşimiş süt, meyve lekesini çıkartacaktır.
Sentetik kumaştaki leke: Şu malzemelerden mevcut olan birisine batırdığınız bir pamuk parçasıyla lekeyi silin; limon suyu, beyaz sirke, hafif amonyaklı su. Ancak bu işi yapmadan önce lekeli kısmın altına bir kumaş parçası koymayı unutmayın.

Yünlü ve ipekli kumaştaki leke: Lekeli kısmın altına su emen bir kumaş parçası yerleştirin ve lekeyi beyaz sirkeyle silin.

Eldeki lekeler: Ellerinizdeki meyve lekelerini sirkeyle yıkar veya silerseniz kolayca çıkarabilirsiniz.

Sebze Ayıklarken Ellerdeki Lekeleri Çıkarmak : Bu lekeler, ellerimizi yıkadıktan sonra bile temizlenmezler. Fakat portakal kabuğuyla ovarsak hemen kurtuluruz bu sevimsiz lekelerden.
Ütüde Sararan Çamaşırı Beyazlatmak : Sararan kısmı nemlendirin. Üstüne mısır nişastası serpin. Sonra yine bir bez aracılığıyla ütünüzle kurutun. Leke yok olacaktır. Bir başka yol da sararan kısmı oksijenli su ile ıslatıp, gene ütüyle kurutmaktır.

Tereyağı Lekesini Çıkarmak : Sentetik kumaştaysa sabunlu su yeterli olacaktır. Pamuklu ve beyaz kumaştaysa yıkamadan önce kuru sabun sürtün. Yünlü veya ipekli kumaştaysa talk pudrası ve tebeşir tozundan yararlanın.
Yağ Lekesini Çıkarmak : Kızartma yaparken ne kadar dikkat etsek de tamamen engelleyemeyiz. Bunları temizlemek için en etkili temizleyici ispirtodur. Zeytinyağı lekesini elbiseden çıkartmak için sakın su ya da kolonya kullanmayın. Hemen bir lokma ekmek içini yuvarlayıp lekenin üstünde gezdirin.

Tentürdiyot Lekesini Çıkarmak : Leke yeni ise, alkol yararlıdır. Eğer eski ise, benzin gibi şeyler ya da oksijenli su kullanılır.

Zamk Lekesini Çıkarmak : Çıkartmak istediğiniz lekenin altına su emici bir kumaş parçası koyun ve lekeli kısmı beyaz sirkeye batırılmış bir bezle silin sonra durulayın.

Zift Lekesini Çıkarmak : Üstüne vazelin sürüp bir saat bekletmek, sonra da lekeyi her eczaneden rahatlıkla bulabileceğiniz eterle silmeniz gerekmektedir. Sert Yüzeylerdeki Zift Lekelerini Çıkartmak İçin İse (Özellikle Araçlardaki Zift Lekeleri) Mazot İle Siliniz.

Su Lekesini Çıkarmak : İpekli ya da pamuklu kumaşlardaki su lekesini çıkartmak için lekeli yerleri bir bardak ya da şişenin dibiyle ovun. Fanilalarla yünlüleri ütülemek yeterlidir.

Ot Lekesini Çıkarmak : Lekeyi ıslattıktan sonra üzerine eşit miktarda sofra tuzu ve kırımtartar serpin. Güneşte kurusun.

Çimento Lekesini Çıkarmak : Yerdeki çimento lekelerinin üzerilerine sıcak alkol sirkesi dökün. Kuvvetli fırçaladığınızda yok olduklarını göreceksiniz.www.bayan24.com

Balmumu Lekesini Çıkarmak : Lekeli yere bir kurutma kağıdı yerleştirip, balmumunu emmesi için üstünde sıcak ütüyü gezdirin.

Süt Lekesini Çıkartmak : Yıkanabilen kumaştaysa sabunlu bezle silin. Yıkanmaz kumaştaysa benzine batırılmış bir bezle bastırmadan silin. Elin hafif temasıyla benzini uçurun. Sonra ılık suda durulayın ve nemli bezle tersinden ütüleyin.

Çikolata lekesini çıkarmak için : 90 derece alkol karıştırdığınız bir miktar suyla lekeyi silin. Hemen ardından temiz suyla durulayın.

Meyve lekeleri için: ise, suyu suyla temizleme yöntemi en yararlı olandır. Meyve suyunu direkt olarak musluk suyunun altına tutun. Başka hiçbir şey sürmeyin. Su lekeyi yavaş yavaş akıtacaktır. Daha sonra normal olarak yıkayın.

Pas lekesini çıkarmak için: tuza birkaç damla limon suyu akıtın, bununla ovuşturarak silin. Daha sonra birkaç damla amonyak kattığınız suyla bir kez daha silin. Temiz suyla durulayın.

Beyaz mermer üzerindeki sarı lekeleri : gidermek için tuzla limon suyunu karıştırıp bununla iyice ovun.

KOLESTROLE KARŞI BAL:

Uzmanlar kolestrolünü düşük tutmak isteyenlere sebze ve meyve yemelerini salık veriyorlar. Bu gibi alışkanlığı olmayanların ise bal yiyebileceklerini de sözlerine ilave ediyorlar. Balda, elma, muz, portakal ve çilekte olduğu gibi bol miktarda antikanserojen madde bulunduğuna dikkati çeken araştırmacılar,koyu renkli balda bu maddenin daha fazla olduğunu belirtiyorlar.

SANCIYA KARŞI BALIK:

Kalp sağlığımız için deniz ürünlerinin iyi geldiğini hepimiz biliyoruz. Bunun yanında Omega 3 yağ asidi içeren balıkların kramp gibi adet öncesi sendromlarına ve diğer sendromlara iyi geldiği belirtildi. Danimarka’da yapılan araştırmada, çok balık yiyen kadınların daha az adet sancısı çektiği belirtildi.

CİLDİNİZ İÇİN YEŞİL ÇAY:

İçeriğindeki enerji veren maddeler sayesinde cildiniz canlı ve sağlıklı bir görünüm kazanabilir. Suyu kaynatıp içine 4 çay kaşığı yeşil çay yaprağı(Bulamazsanız poşet yeşil çayda kullanabilirsiniz)
ve 1 çay kaşığı nane yaprağı atın. 10 dakika kaynattıktan sonra süzün ve soğumaya bırakın. Elde ettiğiniz bitkisel suyu,duş aldıktan sonra yüzünüze,boynunuza ve göğsünüze sürün. Cildinizin ferahladığını hissedeceksiniz.

MİDE DOSTU YOĞURT:

Eğer her gün bir kase yoğurt yerseniz hastalanma riskinizi yarı yarıya indirmiş olacaksınız. Midenizin ve bağırsaklarınızın dostu olan yoğurt, B1, B2, A ve C vitaminlerinin yanında fosfor, kalsiyum
potasyum, magnezyum ve demirden zengin bir besin. İçeriğindeki laktik asit bağırsakların sindirim işlevini hızlandırıyor.

YORGUNLUĞU SOĞANLA YENİN:

Aşırı yıpranmaya ve fiziksel yorgunluğa iyi gelir. Kanı sulandırdığı için de beynin daha iyi oksijen almasını sağlar.

EKRANDAN UZAK DURUN:

Fazla TV izlemek ve uzun süre bilgisayar ekranına bakmak, gözün “makula” tabakasında onarılması güç
tahribatlara yol açıyor.TV ve bilgisayar başta olmak üzere, gözler için zararlı yapay ışıklar yayan teknolojik
cihazlara uzun süre bakmak zorunda kalan kişileri, ciddi göz sorunları bekliyor. Gözde meydana gelen fiziksel rahatsızlıklarda mucizevi tedavi olanakları sunan mikro cerrahi yöntemleri bile teknolojik ürünlerin
olumsuz etkilerini ortadan kaldıramıyor.

AVUÇ TERLEMESİ NASIL GİDERİLİR:

Eczanelerde satılan tanenli sabunlar terlemeyi keser. Çünkü sabunun bileşimindeki tanen, yıkanan ellerin
üzerindeki delikleri sıkıştırır. Ayrıca, bir limonu halka biçiminde kesip, günde birkaç kez avuç içine ve parmaklara sürmek yararlıdır. Çünkü limon da tıpkı tanen gibi etki yapar. Ter bezleri salgısını frenler ve deriyi serinletir. Limon friksiyonundan 10 dakika sonra da soğuk suda ellerinizi çalkalamalısınız.

SAĞLIK İÇİN BOL SÜT İÇİN:

Süt her yaşta tüketilmesi gereken maddelerden biridir. Bebeklerin, yaşlıların ve anne adaylarının süte gereksinimi fazladır. Süt anne adaylarının dişlerini korur, doğacak çocuğun dişlerinin normal gelişmesini sağlar.
Günde içilen yarım litre süt bedenin gereksinimlerini karşılar. Menopoz döneminden sonra ilerde kadınlarda görülebilen kemik yıkımlarına karşı süt çok iyi bir koruyucudur. Sütün değerli bir besin olmasında en önemli faktör, protein ve kalsiyum bakımından zengin oluşudur. Ne var ki süt demirden yoksundur. Pek çok insan
süte karşı alerjik belirtiler gösterir. Kimisi de sütü bir türlü sindiremez. Okul çağında sütlü beslenen çocuklarda demir eksikliği, kansızlık görülmektedir. Kimilerine göre süt demirden yoksun olduğu için değil, protein
etkisiyle demiri attığı için zararlıdır.
Süt Nasıl İçilmeli: Çocuklar sütü kaymağı ile içmelidirler.Yaşlılar özellikle kalp ve damar hastalığı olanlar ise
kaymağını ayırmalıdır. Süte kahve veya kakao katıldığında karaciğeri yorduğu bilinmektedir. Bazı kişilerde
süt bronşlarda ve burunda akıntıya,nezleye, boğaz bezlerinin şişmesine, bağırsak bozukluklarına, eklem iltihaplarına ve romatizmanın alevlenmesine neden olabiliyor.

BANYO YAPARAK DİNLENİN:

a) Ilık suyla banyo yapmak, özellikle günün yorgunluğundan ileri gelen sıkıntı ve gerginliklerin, isteksizliklerin
en iyi tedavi yoludur. Beden ve zihin yorgunluğunun tedavisinde ilaçlardan önce düzenli şekilde yapılan ılık
banyoları denenmelidir.
b) Ilık su ile doldurulmuş bir küvet veya jakuzi, banyonun etkinliğini daha da artıran faktörlerdir. Ilık su dolu küvete bazı aromatik yağların konması(aromaterapi), bazı minerallerin eklenmesi cilt bakımı açısından da büyük yarar sağlar ve cildin nem oranını ayarlar
c) Vücut ısısındaki bir su ile banyo yaparken damarlar genişler, tansiyon normalleşir, sinir sistemi rahatlar.
Bağırsaklar, böbrekler ve karaciğerin çalışması kolaylaşır.
d) Vücutta birikmiş olan bazı zararlı maddeler dışarı atılır. Ferahlık, canlılık meydana gelir. İyi bir banyodan sonra kuru ve yumuşak bir havlu ile kurulanmanız önemlidir. Cildin normalin üzerinde ıslak kalması mantar ve bazı hastalıkları davet eder.

SİGARA DUMANININ ÇOCUKLARA NE ZARARI VAR:

# Astım ve solunum yolları hastalıkları
# Daha sık gribe yakalanma, hastalanma ve okuldan geri kalma.
# Orta kulakta sıvı birikmesi(Sağırlığa yol çabilir).
# Yanında sigara içilen çocukların hayatlarının her hangi bir döneminde sigaraya başlama olasılıkları.

İNCİR VE FAYDALARI:

İncir, bronşit, öksürük ve boğaz ağrılarına faydalıdır. Ayrıca enerji verir ve kabızlığı giderir.

HAMİLELİK KANSER RİSKİNİ AZALTIYOR:

Araştırmalara göre hamilelerde,kanser yapıcı etki yaratan büyüme hormonu baskı altına alınıyor. Bu da
bazı kanser türlerine yakalanma riskini azaltıyor. Harvard Tıp Fak. Araştırmacılarının bulgularına göre
hamilelik sırasında kandaki bazı hormon salgılarının düzeyi değişiyor. Yüksek düzeyde olması halinde kanser yapıcı etki yaratan “IGF-1” adlı büyüme hormonu hamile kadınlarda baskı altına alınarak azalıyor.

LAVANTA HAFIZAYI GÜÇLENDİRİYOR:

İnsanlar üzerinde sakinleştirici özelliği bilinen lavanta kokusunun kısa ve uzun hafızayı güçlendirdiği gibi dikkati artırdığı da anlaşıldı. İngiltere’nin Blackpool Ü.’de gerçekleştirilen araştırmada,lavanta koklayan kişilerin izlenim ve gözlemlerini daha uzun hafızada tutabildikleri ortaya çıktı. Bu arada lavanta naftalin görevi de görüyor. Ağır kokulu naftalinden hoşlanmayanlar gardroplarına lavanta koyarak giysilerini güvelerden koruyabilirler.

Püf Noktası:

** Çöp öğütücünüzün kötü kokmaması için limon kabuklarını ve buz parçalarını iki haftada bir öğütün.
** Patates pişirirken pişirme suyuna bir kaşık sirke koyun.Hem rengi sapsarı kalır, hem daha lezzetli olur.
** Bakır kapların parlatılması için bir bezi sirke ile hafifçe ıslatıp, bakırı ovun. Kaplarınız pırıl pırıl olur.
** Marul ve kıvırcığı elimizle kopardıktan sonra sirkeli suda 5-10 dakika bekletip sudan geçirirsek parazitlerden kolayca kurtuluruz.
** Evde ilacınız bittiyse ve başınız ağrıyorsa kahve çekirdeğine limon suyu sıkın ve yavaş yavaş yiyin.(1-3)

GÜÇLÜ SAÇLAR VE TIRNAKLAR İÇİN:

Bazı besinlerin içinde bulunan kalsiyum ve demir gibi mineraller, vücudun keratin yapımını artırırlar. Keratin ise güçlü tırnaklar ve saçlar için gereklidir. Ayrıca protein ve B vitamini de tırnak ve saç yapımı için önemlidir. Bu vitamin ve minerallerin tümünü süt ve süt ürünlerinde bir arada bulabilirsiniz. B vitamini ayrıca balık,ıspanak,kepek ve yumurtada bolca var. Demir ise en çok kuzu etinde, yumurtada, soyada, kayısıda ve bira mayasında bulunuyor.

AĞIZ YARALARINA DOĞAL YÖNTEMLE TEDAVİ:

Ağzınızda oluşan yaralar yemek yemenizi engellediği gibi, çeşitli enfeksiyonların da başlamasına neden olabilirler. Bunun için; taze böğürtlen yaprağını bir litre suyla kaynatın. 5 dakika demlenmesini sağlayın.
Sonra ağzınızı çalkalayın. Bu ağzınızda oluşan iltihaplı yaralara çok iyi gelecektir.

TATLI YERİNE MEYVE:

Kilo almamak için meyve yemek çok daha sağlıklıdır. C vitamini, folik asit, B grubu vitaminleri ve demir açısından en zengin çilek ve kividir. B6 vitamini, kalsiyum,magnezyum,demir ve potasyum içeren incir öneriliyor. Ve tatlı isteğini en çok gideren çikolata. Aşırıya kaçmamak kaydıyla çikolatanın kalp ve damar sisteminin koruyucu olduğu biliniyor. Tek öneri çikolatayı yemek sonrası yemek. Uzmanlar , “Bu sayede aşırı yeme riski de ortadan kalkar” diyor.

YAŞ OTUZ BEŞ YOLUN YARISI:

Beslenmenin ara dönemi sayılan 30’lu yaşlarda günlük kalsiyum, meyve, sebze ve lifli gıdaların tüketiminin üzerinde durulmalıdır. Özellikle kadınlarda kalsiyum eksikliği menopozdan sonra kemik erimesine
yol açmaktadır. Fast-food gıdalarda bol sostan, asitli içeceklerden, kahve ve sigaradan kaçınılmalıdır.
Mümkün olduğu kadar sebze ve meyve tüketilmelidir.

EKMEK VE YAĞI KESMEYİN:

Zayıflayabilmek için genellikle yapılan ilk iş, ekmeği ve yağı kesmek olur. Bu da çok yanlıştır. Çünkü vücudun yağa ve ekmek gibi karbonhidrat içeren besinlere(pilav, makarna)ihtiyacı var. Neden mi? Çünkü
yağda eriyen ve mutlaka tüketilmesi gereken vitaminler var. Bunlar, A,D,E,K vitaminleridir. Enerjimizin
yaklaşık %65’ini de karbonhidratlardan karşılıyoruz. Onun için ekmeği ve yağı kesmek yerine, belli ölçülerde tüketerek dengeli beslenmek gerekiyor.

UYKUSUZLUK KİLO ALDIRIR:

Eğer uyuma güçlüğü çekiyorsanız ve gece boyunca sürekli uyanıyorsanız tehlike var demek, bu sizin kilo almaya eğilimli bir bünyeniz olduğu anlamına gelebilir. İyi bir uyku düzeni oluşturmak özellikle kilo vermek isteyenler için çok önemli. Yaşam biçiminize uygun bir beslenme düzeni oluşturmak o kadar zor değil.

DELİKSİZ UYKUYA HASRETSENİZ BUNLARI DENEYİN:

&& Yatmadan önce ılık bir duş alın.
&& Uykudan önce kahve ve meşrubat gibi içecekler tüketmeyin
&& Yatağınıza sadece uyumak için girin ve uykudan önce bir bardak ılık süt için.
&& Perdelerinizi ve kapınızı kapatın
&& Uyumadan önce odanızı iyice havalandırın.

ÇİÇEK KOKLAYIN RUHUNUZ GÜZELLEŞSİN:

Çiçek kokuları çeşitlerine göre ruh halimiz üzerinde etkili oluyor.
Yasemin ve Frezya kokuları: Pozitif bir ruh hali içine girmek için.
Gül kokusu: Rahatlatıcı özelliğe sahip.
Portakal ve limon çiçeği kokuları: Canlandırıcı ve enerji verici özelliğe sahip.

ÇOCUĞUNUZU OKULA AÇ GÖNDERMEYİN:

Doktorlar, çocukların sabahları kahvaltı yaptırılmadan okula gönderilmeleri halinde, dikkatlerini toplamakta güçlük çekeceklerini bunun da eğitimi olumsuz yönde etkileyeceği bildirildi. Çocukların,okul çevresinde açıkta satılan gıda maddelerine yönelmemeleri için, karnının evde doyurulmasının ve beslenme
çantasına kendisine yararlı, sevdiği yiyeceklerin konulmasının büyük önem taşıdığını söyledi. Çocuğuna
süt iç, meyve ye, taze meyve suyu iç diyen anne ve babalar, bunları söylerken örnek de olmalılar.

BOYA KOKUSUNDAN RAHATSIZLIK DUYARSANIZ:

Taze boya kokusunu yok etmek için su çarelerden yararlanabilirsiniz:
Boya kutusuna litre başına 2 çorba kaşığı vanilya karıştırın. Ya da boyadığınız odaya, içinde kesik bir soğan bulunan soğuk su dolu bir kap yerleştirin. Ayrıca ekmek içiyle doldurulmuş bir tabak da aynı işi görecektir.

ALİMÜNYUM TENCEREDE YEMEK PİŞİRMEK HASTALIĞA NEDEN OLUR MU?:

Alzheimer hastalarında yapılan bir araştırmada beyinlerinde alüminyuma rastlanmış ve bunun yüksek ihtimalle yiyeceklerle vücuda girdiği belirtilmiş. Ayrıca alüminyumla temas eden yiyeceklerin kimi böbrek ve kemik hastalıklarına yol açtığı kanıtlanmıştır. Teflon maddesiyle kaplı tencere ve tavalar ise yapılan bilimsel araştırmalara göre insan sağlığına zarar vermiyor.

FAZLA TATLI ACIKTIRIYOR:

Oruç tutanlarda kan şekerinin düşmesi sonucu tatlı yiyeceklere karşı büyük istek görüldüğünü belirten Diyet Uzmanı Dr. Esin Şeker, ancak bunun vücutta insülin salgısını artırması nedeniyle daha çok açıktırdığını söyledi. Şeker, “iftariyelik” adı altında yemek öncesi kahvaltı türü yiyeceklerin de aşırı yemekten başka bir işe yaramadığını belirtti. İftar sofralarında börek ve yağlı yiyeceklerin tüketilmesinin yanlışlığına da dikkat çekerek iftarda çorbanın yanında sebze ve meyve gibi posalı yiyeceklerin tercih edilmesini önerdi.

HUYSUZ VE KARAMSARSANIZ EGZERSİZ YAPIN:

Uzmanlar, egzersizin ilaç olarak önerilmesini gündeme getirdiğini söylediler. 4 hafta boyunca haftada bir gün 10-20 ve 30 dakikalık sürelerle bisikletle egzersiz yaptıran araştırmacılar, pedalın hızlı ve yavaş çevrilmesi sırasında, deneklerin kalp atışlarını kontrol ettiler. Deneklere araştırma öncesinde ve sonrasında huysuzlukla ilgili bir test uygulayan uzmanlar, 4 hafta sonrasında deneklerde huysuzluk ve karamsarlığın azaldığını belirlediler. Araştırmacılar, hafta da bir gün kısa bir müddet yapılan egzersizin bile, enerjiyi ve gücü artırdığını, yorgunluk ve bitkinliği azalttığını kaydettiler. Egzersizin insana güç gösterisi hissini verdiği ve psikolojik olarak insana güç kazandırdığı düşünülüyor.

EKİNAZYA:

Kışın nezle ve gripten korunmak için içeceğiniz ekinazya çayı üst solunum yolu enfeksiyonları başta olmak üzere, tüm hastalıklara ve hatta alerjik reaksiyonlara karşı bünyenin direncini de artırmaktadır.

CİLDİNİZ YIKAYINCA GERİLİYORSA:

Cildiniz kuru ise kırışıkların erken oluşmasını engellemek için cildinizi hiçbir zaman nemlendiricisiz bırakmayın. Geceleri uyumadan önce ve sabahları yüzünüzü temizledikten sonra mutlaka nemlendiricinizi uygulayın. Yüzünüzde sivilceler bile varsa, bu sizi yanıltmasın, gerilme hissi, cildinizin nemlendirilmeye ihtiyacı olduğunun göstergesidir. Sudaki kalkerin etkisini azaltmak için geleneksel sabunlardan çok, dermatolojik olanları ya da bir makyaj temizleyicisini tercih edin.

BEBEĞİNİZ VE SİGARA:

Anne ve babanın içtiği sigaranın bebekte astım hastalığının ortaya çıkmasına yol açtığı belirtilerek, özellkle alerji ve astım hastasının bulunduğu ailelerde kesinlikle sigara içilmemesi gerektiği belirtildi. Astım hastalarının evlerinde,iş yerlerinde ve diğer ortamlarda hastalıklarını alevlendiren sigara dumanından korunmalarının sağlanması gerektiği ifade edildi.

İLGİSİZLİK ÇOCUĞA PARMAK EMDİRİYOR:

Çocuklardaki parmak emme alışkanlığının en büyük nedeninin ilgisizlik olduğu, bu durumdaki bebeklere daha fazla meme veya biberon verilmesi gerektiği bildirildi. Prof. Dr. Şükrü Küçüködük, bebeklerin parmak emmesinin kötü bir alışkanlığın başlangıcı olduğunu, bu alışkanlığın kazanılmasından önce annenin önlem alması gerektiğini belirtti.

MARULUN YARARLARI:

Kemik erimesine karşı etkilidir. Kolesterolün düşürülmesinde etkili bir besindir. Kalsiyum, bakır, çinko minerallerinin yanı sıra A, C, E, K ve B2 vitaminlerini içerir. Cam kavanozda saklayınız. Ayrıca, 100 gramında küçük bir bardak sütün içinde bulunan kalsiyumdan daha fazlası vardır.

AMAN MİDEYE DİKKAT:

Yoğun bir iş yaşamınız var. Evinize gittiğinizde kendinizi yorgun hissediyorsunuz. Bu yorgunluğa bir de karnınızın ağrıması, yanması ekleniyor. Hatta ağrı bazen sırtınıza doğru yayılıyor ve sizi gece uykudan kaldırıyorsa ülser hastalığı kapınızı çalmak üzere demektir. İşte size koruyucu birkaç önlem:
Sigara içmeyin, gereksiz yere ağrı kesici kullanmayın, mide asidini uyaran baharatlı ve salçalı gıdaları tüketmekten kaçının, asitli içeceklerden; alkol, kahve ve çaydan uzak durun.

GEBELİK DÖNEMİNDE EGZERSİZ YAPILIR MI?:

Gebelik döneminde anne adayı doktor izni olmadan egzersiz yapmamalıdır.Yüzme, yürüyüş türü egzersiz ler hem sizin formda kalmanızı sağlayacak, hem de gebelik döneminizin daha rahat geçmesi açısından önemli olacaktır. Yürüyüş sırasında ortopedik tabanlı ayakkabı ve pamuklu eşofmanları tercih ediniz.

EGZERSİZLE MUTLU OLUN:

İnsan vücudu, hareket metabolizması üzerine kurulmuştur. Hafta da en az 3,en çok 6 gün egzersiz yapmalıdır. Egzersiz sadece şişman olanlar için değildir. Yaş, cinsiyet, vücut yağı oranı fark etmeksizin herkesin kendi egzersiz düzeyine göre uygulanacak programlar belirlenmelidir.Egzersiz, anti stres ve mutluluk hormonlarının salgılamalarını düzenler. Böylece daha mutlu bir hayat sürmek mümkün olur.Eğer vücut yağınız fazla ise köklü değişiklikler gereklidir. Normal ise beslenme alışkanlıklarınıza dikkat ederek sağlıklı yaşamınızı destekleyebilirsiniz. Günlük sıvı alımınız günde 2-3 litre arasında olmalıdır. Cildiniz daha canlı ve pürüzsüz olmasının yanında boşaltım sistemi içinde çok önemlidir.

NELER BAŞ AĞRITIR:

Baş ağrısını başlatan bazı nedenler olabilir. Buna “tetik mekanizması” denir. Başı ağrıyan kişilerin, ağrı olan günlerinin bir kriterini yapmaları son derece önemlidir. Çünkü yediğimiz bazı gıdalar, bazı kimyasal maddeler, içecek maddeleri baş ağrısını başlatabilirler. Örneğin, fındık, fıstık, çikolata, sosis, salam, konserve gibi gıdalar tetik görevini yapabilir. Eğer böyle bir tespit yapılabilirse hatta o gıdalardan uzak durmak suretiyle baş ağrısının başlamasını engelleyebilir. Özellikle mide problemleri olan kişilerde aç kalmak baş ağrısını başlatan tetik olabilir. Sabah kahvaltısını yapmayan hassas bir kişi sürekli olarak ince yazılara, TV’ye vs. bakarsa gözün aşırı yorulması nedeniyle baş ağrısı mümkün olabilir. Özellikle mayalı içkiler, bira, şarap, viski vs. aldıktan sonra baş ağrısı başlayanlar, cinsel birleşme esnasında orgazmdan sonra baş ağrısı başlayanlar gibi daha bir çok sebep sayabiliriz. Enteresandır ki, bazı kişiler şapka taktıklarında veya kafalarını sıkacak herhangi bir eşarp, cihaz vs. kullandıklarında baş ağrıları başlamaktadır.

PÜF NOKTASI:

Pişireceğiniz pirincin suyuna birkaç damla limon suyu ilave ederseniz, iştah açıcı bir beyazlığa sahip olabilirsiniz. Isıtırken soğuyan pirinç pilavınızı ısıtmak için tenceresiyle içi su dolu bir başka tencereye oturtun. Hepsini birden ateşe koyun. Arada karıştırın. Böylece, pilav tencerenin dibine yapışmadan ısınacaktır.

SPORUN TEMELİ ENERJİDİR:

İnsanın her hareketi, bu ister bir gülüş, ister bir futbol topunu zıplatış olsun, bir enerji gerektirir. Bunları yapmak için gereken enerji(ATP)besinlerden elde edilir. Önemli olan hangi yaşta,hangi sporu yapacağımıza doğru karar vermektir. Aşırı ve abartılı hareketlerden kaçınmalı, yaşımıza ve vücudumuzun yapısına uygun olanı tercih etmeliyiz. Hangi sporu yaparsak yapalım beslenmemize dikkat etmemiz gerekir. Çünkü spor yaparken daha fazla enerjiye ihtiyaç duyarız. Profesyonel spor yapanlar için beslenme ayrı bir uzmanlık alanına giriyor.
Amatörce spor yapanlara ise önerimiz: Dengeli bir beslenme programı. Tahıl, nişasta, sebze, meyve ve süt ürünlerinden yeterince faydalanmalısınız. Gıdalardan bol enerji alarak yaptığınız spor aynı zamanda vücudunuzun daha dinç ve sağlıklı olmasına neden olacaktır.

DİŞİNİZİ DOĞRU FIRÇALAYIN:

Diş temizliğini asıl diş fırçası yapar, diş macunu değil. Diş macunu, ağza hoş koku veren ve fırçalamayı zevke dönüştüren bir yardımcıdır. Diş fırçanızı kullandıktan sonra iyice yıkayın ve bir bardak içine, fırça başı yukarıda koyup açıkta kurumasını sağlayın. Diş macunu seçiminde en ideali piyasada bulunan tadı ve kokusu hoşunuza giden bir ürünü kullanmaktır.Ancak öyle reklamlarda sunulduğu gibi birkaç santim değil her fırçalamada sadece bir nohut büyüklüğünde macun kullanmanız yeter. Diş fırçalamanızın hedefi, dişlerin yüzeylerindeki besin artıklarını ve bakteri plağını tümüyle ortadan kaldırmaktır. Bu amaçla diş fırçası diş ile dişetinin birleştiği yere 45 derece açıyla yerleştirilir. Dişetinden dişe doğru (üst çenede yukarıdan aşağıya, alt çenede aşağıdan yukarıya doğru) dairesel hareketler yapıldıktan sonra fırça döndürülerek, kılların süpürme hareketi yapması sağlanır. Son olarak, dişlerin çiğneyici yüzeyleri, ileri geri hareketlerle fırçalanır.
Bu fırçalama yönteminde genellikle ilk birkaç gün bilek ve ön kol kasları, döndürme hareketinden dolayı
yorulabilir, fakat kısa sürede alışkanlık kazanır.

ELMA KANSERİ ÖNLÜYOR:

Bilim adamları C vitamininin kanseri önlediğini, elmada bulunan doğal bir maddenin ise C vitamininden daha güçlü ve etkili olduğunu belirledi.

TASARRUF

Bulaşık makinaları

* Bulaşık makinası yerleştirilirken çevresinde en az 5 cm boşluk bırakılarak, ısınmadan dolayı oluşan sıcak havanın kolayca dağılması sağlanmalı.

Yaz aylarında ısı ve nemi azaltmak için sabah ve akşam saatlerinde yıkama yapılmalı.

Bulaşıkları ön durulamaya tabi tutmak gereksizdir, gerektiği durumlarda sıcak su yerine soğuk su kullanılmalı.

Bulaşıkların sanitasyonu için yüksek sıcaklıkta yıkama arzu edilmedikçe 55 derece su sıcaklığı yeterlidir.

Tam kapasite dolmadıkça makina çalıştırılmamalı.

Bulaşıkları, bulaşık makinasına koymadan önce soğuk suda çalkalayın.

Makinayı yarı dolu veya aşırı dolu şekilde kesinlikle çalıştırmayın.

Makina çalışırken mümkünse banyo ve mutfakta aşırı su kullanmayın.

Çamaşır makinaları

* Yüksek sıcaklıkta yıkamak yerine ılık suyla yıkamak, durulamanın ise soğuk su ile yapılması gerekiyor. Ayrıca, yıkama programları tam kapasite çalıştırılmalı. Eğer mümkünse çamaşırlar dışarıda güneş ve rüzgardan yararlanarak kurutulmalı. Bu arada, önden yüklemeli makinalar, üstten yüklemeli makinalara göre daha az enerji tüketiyorlar.

Çamaşır makinalarını tam doluyken çalıştırın.

Çamaşırları yıkarken sıcak su yerine ılık su kullanın. Elektrik enerjisinin yüzde 90’ı suyu ısıtmada harcanır. 30-40 derece su sıcaklığı, çamaşır için en uygun sıcaklıktır.

Çamaşırlar için doğru programı seçin. Çamaşırları aşırı kurutmayın. Fazla harcanan enerjinin yanında aşırı kurutma elbiseyi tüylendirir ve yıpratır.

Aşırı köpüren deterjan kullanmayın. Az veya fazla miktarda deterjan kullanımı verimsiz temizleme demektir.

Her yıkamadan sonra kurutucudaki filtreyi temizleyin.

Soğuk suda temizleme yapan deterjanlar kullanın.

Buzdolabı ve derin dondurucular

* Buzdolaplarının verimli kullanılmasında öncelikle düzenli olarak bakım yaptırmak gerekiyor. Ayrıca, buzdolabının etrafının toz ve hava sirkülasyonunu etkileyici diğer maddelerden ve ısı kaynaklarından uzak tutulması gerekiyor.

Dolabınızı, soba, radyatör, bulaşık makinası ve ocak gibi ısıtıcı kaynaklardan uzak yerlere yerleştirin böylece enerji tüketiminizi yüzde 10-15 oranında azaltabilirsiniz.

Buzdolabının sıcaklığını +5 derecede, derin dondurucunun sıcaklığının ise -18 derecede tutmak gereklidir çünkü daha düşük sıcaklık enerji israfıdır.

Yemeklerinizi dolaba koymadan önce oda sıcaklığında soğutun.

Buzdolabının kapılarının hava sızdırmaz olmasına dikkat edin. Sızdırmazlık kontrolü için beyaz temiz bir kâğıdı, kapı contası ile dolap kabinesi arasına koyun ve kapatın. Eğer kâğıt çok kolayca çekilebiliyorsa, buzdolabınız veya derin dondurucunuz hava alıyor demektir.

Derin dondurucuda buz kalınlığının 7 milimetreden fazla olmasına müsaade etmeyin.

Dolabın altında veya arkasında bulunan bobinleri yılda iki defa temizleyin. Temizlemediğiniz zaman, yüzde 25 daha az fazla enerji tüketerek ancak uygun sıcaklığı elde edebilirsiniz.

Buzdolabını evinizin en sıcak yerine koyarsanız toplam enerji tüketiminiz yüzde 25 artar.

Derin dondurucudan alacağınız bir kase buz parçasını dolabınızın ortasına koyun. Böylece 3-4 gün süre ile yüzde 5 daha az enerji harcarsınız.

Buzluktan çıkardığınız yiyeceği dolapta eritin, bu durum dolabınızın daha az enerji harcamasını sağlar.

Buzdolaplarını çok fazla doldurmayın, dolaba sıcak yiyecek-içecek koymayın.

Sıvı yiyecekleri kabın ağız kısmında 1.5 cm boşluk kalacak şekilde dondurun.


Ütü

* Ütü yapmadan önce çamaşırlarınızı düzgün şekilde askıya asmanız çamaşırlarınızı ütülerken daha az elektrik harcamanızı sağlar.

Ütü alırken kurutucu gücü düşük, buhar kapasitesi yüksek olanları seçmek daha az enerji tüketmenizi sağlayacaktır.

Çamaşırları nemli olarak ütüleyin, buhar ve termostatlı ütülerin kullanılması enerji tasarrufu açısından önemlidir.

Ütüleme işinin bitimine yakın ütüyü prizden çekin ve son parçayı ütünün içinde kalan ısıyla bitirin.

Ütüleme işini, ütüyü yeniden ısıtmak gerekmeyecek şekilde yapmayı planlayın.


Elektrikli süpürge

Elektrikli süpürgenin torbası sık sık boşaltılmalı. Bu işlem, süpürgenin emme gücünü yükselteceğinden daha verimli ve daha çabuk temizlemeyi sağlıyor. Ayrıca yılda en az bir kez motor bölümü açılıp, buradaki toz ve pamukçukların temizlenmesi gerekiyor.

* Sağlıklı ev temizliği için, temizlik robotu kullanmanızı tavsiye ederiz.

Klimalar

İhtiyaçtan çok büyük bir klima enerji kaybına sebep oluyor. Evin güneş alan kısımlarının ağaçlarla gölgelenmesi, cam filmleri, pencere ve duvar tenteleri pasif soğutma yöntemlerinin uygulanması da klimanın soğutma yükünü azaltıyor, dolayısıyla daha az enerji kaybına sebep oluyor.

Saç kurutma makinası

* Saçlarınızı havlu ile iyice kuruladıktan sonra saç kurutma makinası kullanın. Böylece daha az enerji harcarsınız. Unutmayın, saç kurutma makinasının 10 dakika çalışması 60 watt’lık bir lambanın 3 saat yanmasına eşdeğer elektrik tüketir.

Ocak, fırın ve yemek pişiriciler

* Ocak ve fırınları yiyeceğin pişmesine birkaç dakika varken kapatın.

Pişirme sırasında tencere kapağını veya fırın kapağını sık sık açmayın.

Yiyecekleri fazla pişirmeyin.

Yakıt tasarrufu için ocak üzerindeki pişirmelerde, mümkün olduğunca basınçlı tencere kullanın.

Fırında yemek pişirirken fırının kapağının her açılması yüzde 20’lik bir enerji kaybına sebep olur.

Eğer evde birkaç tane fırın varsa daima küçük olanı tercih edilmesi gerekiyor. Çok gerekli değilse ön ısıtma yapılmaması, yapılsa bile bu süre 10 dakikayı geçmemesi gerekiyor.

Yemek pişirirken düdüklü tencere kullanın. Bu yolla hem enerji tasarrufu sağlayacak hem de yiyeceklerinizin besin değerini korumuş olacaksınız.

Yemeklerinizi ocakta pişirmeyi tercih edin. Ocaklarda yemek pişirmek, fırında yemek pişirmekten daha ekonomiktir.

Tencerede pişirdiğiniz yiyecekler kaynama sıcaklığına ulaştığında, ocağın alev ayar düğmesini en kısık pozisyona getirin, yüksek ateşte kaynama yiyeceğin pişmesini hızlandırmaz.

Pişirme işlerinde alt kısmı düz olan tencere ve tava kullanın. Bu, ısınma süresini kısaltır.

Büyük bir ateşin üstüne küçük kap koymayın. Aksi durumda enerji kaybına neden olursunuz. Ayrıca kabın altının temiz olmasına dikkat edin.

Yiyeceklerinizi ağzı açık kaplarda pişirmeyin. Kapalı kaplar içinde yemek daha çabuk pişer, dolayısıyla daha az enerji harcanmış olur. Kapaksız kapla yemek pişirirken 3 kat daha fazla enerji tüketirsiniz.

Fırında, bir yerine birden fazla yemek pişirmeye çalışın. Düşük sıcaklıkta pişeni diğerlerinden önce çıkarıp, fırının sıcaklığını düşürüp, yükseltmeden daha az enerji harcayın.

Fırınınızda gerekli olmadığı durumlarda ön ısıtma yapmayın. Ön ısıtma yapmanız gerekiyorsa 10 dakikayı geçirmeyin.

Mikrodalga fırınlar da pişirme ve ısıtma süreleri çok kısadır (pişirme 10-15 dakika, ısıtma 2-3 dakika). Klasik fırına göre yaklaşık yüzde 50-60 daha az enerji tüketerek önemli ölçüde enerji tasarrufu sağlarlar.

Yiyecekleri küçük parçalara bölerek pişirin veya ısıtın. Bu, pişirme sürenizi kısaltacaktır.

Yemekleri pişirirken çok fazla su kullanmayın. Yemeğin üstünü kaplayacak kadar su yeterlidir. Fazla miktarda su kullanmanız daha fazla enerji harcamanıza neden olur.

Donmuş bir yiyeceği fırında pişirmeden önce çözülmesini sağlayın.

Tüketeceğiniz miktarda yemek pişirin.


Aydınlatmada enerji tasarrufu

Bir akkor lamba, kompakt fluoresan lamba ile değiştirildiğinde yüzde 80 kadar aydınlatma maliyeti azalır.

Odadan ayrılırken lambalar kapatılmalıdır. Aile bireylerine odadan ayrılırken lambaları kapatmalarını hatırlatacak notlar konması faydalı olacaktır.

Gün ışığından mümkün olduğunca faydalanılmalıdır. Odalar doğal aydınlık avantajını daha iyi kullanacak şekilde düzenlenmelidir. Pencere yakınına bir masa ve sandalye yerleştirerek elektrik faturalarında gerçek bir azalma sağlanabilir.

Dış kapı ışıldakları halojen lambalarla değiştirilebilir. 50-90 watt’lık bir halojen lamba, iki kat fazla watt’lı standart bir reflektör lamba yerine takılırsa yine aynı aydınlatma elde edilir.

Lambaların ve armatürlerin periyodik olarak bakımları yapılmalıdır. İyi yapılmayan bakım sonucunda lamba üzerinde biriken tozlar faydalı ışık miktarını azaltır.

Duvarlar ve tavanlar açık renkli boya ile boyanmalı, dekorasyon eşyaları mümkün olduğunca açık renkli seçilmelidir.

Lamba ışık çıktısı verimli olarak kullanılmalıdır.

Daha fazla ışığa ihtiyaç duyulan bölümlerde çok sayıda düşük güçlü lamba yerine daha yüksek güçlü tek bir lamba kullanmak daha verimli bir aydınlatma sağlar.

Dekoratif lambalar ışığı sizin istemediğiniz yönlere gönderir. Açık renk, şeffaf gölgelikli abajurlar ışığı daha iyi geçirirler.

Zamanlayıcılar, fotoseller, ya da yaklaşım sensörleri vasıtasıyla aydınlatmanın kontrol edilmesi de enerji tasarrufu sağlar.

Ütünün fişi 5 dakika önce prizden çekilerek mevcut ısı ile ütüleme yapılması halinde bir ampulün bir saat daha fazla aydınlatması sağlanabilir.

60 watt’lık ampülün işini 18 watt’lık tasarruf ampülü de görebilir. Pahalı gibi görünen bu ampüller kısa sürede kendisini amorti eder.

Elektrikli ev aletlerinin kullanım sonrasında fişten çıkarılması gerekir. Mesela, “Bir bilgisayar işlem yaparken 140-150 watt çeker, işlem yapmazken 25-30 watt elektrik çeker, kapalı olmasına karşın fişi çekilmediği durumda da 5 wat elektrik çeker. Bu hemen hemen tüm elektrikli aletlerde geçerlidir. Bu gizli tüketim önlenirse yüzde 2 civarında tasarruf sağlanır.

Araçlarda tasarruf

* Araç, 95 km/saat yerine 115 km/saat hızda sürüldüğünde ise yüzde 15 daha fazla yakıt tüketilir.

* Düşük viteste yüksek devir yapmayın ve gerekli yerlerde uygun vitese geçmede zaman kaybetmeyin. Aracınızı uygun viteste sürünüz. Aksi durumda yüzde 15-30 fazla yakıt tüketilir.

* Aracınızı kapasitesinin üzerinde yüklemeyin. Yakıt sarfiyatını artıracağı gibi fren duruş mesafesini de artıracaktır.

* Aracınızın pencerelerini yoldayken kapalı tutun ya da hava değişimini sağlayacak kadar açın. Bu size önemli ölçüde yakıt tasarrufu sağlayacaktır.

* Araçta girinti çıkıntı arttıkça benzin tüketimi artar.

* Bakımı kötü bir şekilde yapılan bir aracın yakıt tüketimi yüzde 15 oranında artabilir ve sera gazı yayım (çevreyi kirletme) oranı çok daha yüksek olur.

* Radyal lastik kullanın. Bu lastikler şehir içinde ve özellikle otoyolda yakıt tasarrufu sağlar ve daha uzun ömürlüdürler.

Su kullanımında tasarruf

Halılarınızı hortumla yıkamayın. Halı yıkama makinası ile yıkayın veya silin.

Otomobilinizi hortumla yıkamayın. Kovaya koyduğunuz su ile yıkayın veya silin.

Park ve bahçeler, rekreasyon alanları buharlaşmanın en yoğun olduğu gündüz değil, akşam saatlerinde sulansın.

Banyo yaparken, tıraş olurken, diş fırçalarken ve abdest alırken boşa su akıtmayın.

Sadece ihtiyaç duyulan yerleri sulamak için süzgeç veya hortumun ucuna takılan tetikli püskürtücüler kullanın.

Yaya yollarını, araba girişlerini ve taşlıkları temizlemek için hortum yerine süpürge kullanın.

Bitkileri sularken, yapraklarını değil, saplarının dibini sulayın.

Mutfağınızda bulaşıkları akar suyun altında değil, tıpası kapalı bir lavaboda durulayın.
Sebzeleri akar su altında değil, tıpası tıkalı bir lavaboda ve su leğeninde yıkayın.

Sayacınızı kontrol ediniz. Yatmadan önce (veya hiç kimsenin su kullanmadığı zaman) sayacınızı kontrol edip ertesi sabah gösterdiği miktarla karşılaştırarak borulardaki sızıntılar ortaya çıkarılabilir. Daha fazla miktarı gösteriyorsa, ruhsatlı bir su tesisatçısı tarafından izlenip tamir edilmesi gereken bir sızıntı olabilir.

Sağlıklı ev temizliği

Yapılan araştırmaya göre doğada yaşayan insan ile kapalı ortamlarda yaşayan insan arasında oldukça fazla ömür farkı olduğu ortaya çıkıyor. Şimdi biz doğada yaşayamıyacağımıza göre evimizi doğallaştıralım.

Bunu nasıl yaparız? İnsanların yaşaması için üç maddeye ihtiyacı vardır:
1- İyi ve sağlıklı yiyecek 2- İçmek için temiz su 3- Temiz hava

Bu maddelerin ikisini her zaman tamamlıyoruz fakat 24 saat soluduğumuz hava için hiçbir şey yapmıyoruz. İşte İhlas Temizlik Robotu bunu bize yapıyor, evimize yağmur yağdırıyor fakat hiçbir yeri ıslatmıyor.

Geleneksel elektrikli süpürgeler toz ve kirleri dağıtırlar. İnce tozları, toz torbalarının gözeneklerinden geçirerek havaya geri verirler. İnsanlar bu toz tanelerini solurlar. Tozlar nefes borusundan geçerek akciğerlere ulaşır ve çeperlerine yapışırlar. Alerjik kişiler bu tozlara karşı çok hassas olurlar ve baş ağrısı, bulantı gibi alerjik belirtilere maruz kalabilirler. Süpürme sırasında etrafa bakteri kokusu yayılır.

Genellikle insanlara elektrik süpürgesinden çıkan kokunun toz kokusu olduğu söylenir. Oysa ki toz kokusuzdur. Evinizin penceresinden gün ışığı girerken milyonlarca toz görürsünüz. Eğer toz kokuyor olsa idi evinizde oturamazdınız.

Elektrik süpürgesinin içerisinde karanlık sıcak ve pis bir ortam vardır. Bakteriler sıcak, karanlık ve kirli ortamlarda hızla ürediklerinden, bu tür cihazlar bakterilerin yaşayabilecekleri ortamları meydana getirirler ve bu bakteriler elektrik süpürgelerinin arkasından hava vasıtası ile dışarı atılırlar. Burnunuza gelen koku bu bakterilerin kokusudur.

Ev tozunda pamuk ve diğer lifler, akarlar, ev hayvanı artıkları, bakteriler, çeşitli bitki ve böcek artıkları bulunmaktadır. Bunların içinde en önemli olanı ise ev tozu akarlarıdır.

Akar allerjenlerinden korunmak mümkündür! Akar allerjenleri kumaş gözeneklerinden geçebilir. Çarşaf ve yastık kılıflarımız özel anti-allerjik kumaşlardan yapılmamış ise, uyuduğumuz sürece yatağımızdaki akar allerjenleri solunum yollarımıza geçer. Özel yatak takımlarının kullanılması akar temasını önemli ölçüde azaltmaktadır.

Yatakların zaman zaman havalandırılması ve yüksek vakumlu süpürgelerle temizlenmesi faydalıdır. Yataklar içinde biriken akarları ve her türlü ev tozu allerjenini temizleyen teknolojiler de geliştirilmiştir. Yastık kılıfı, çarşaf ve nevresimleri 55 ºC’nin üzerinde ısılarda yıkamak hem allerjenleri uzaklaştırır, hem de akarları öldürür.

Halılar akarlar için en uygun barınma ve çoğalma ortamlarındandır. Yatak odasındaki halı mutlaka kaldırılmalıdır. Daha az toz tutan, kolay temizlenebilen ve yıkanabilen, yer örtüleri ya da sentetik yer döşemeleri tercih edilmelidir.

İçi doldurulmuş ve tüylü oyuncaklar çocuk odalarından uzaklaştırılmalıdır. Giysiler elbise dolabında muhafaza edilmeli ve dolap kapakları kapalı tutulmalıdır. Kısaca yatak odaları toz tutan eşyalardan arındırılmalıdır.

Avizenin temizliği

Her türlü aydınlatma elemanının temizliği, malzemenin cinsine göre değişmekle birlikte, genellikle hiçbir metal aksama deterjan veya alkol içeren parlatıcı madde sürülmemesine dayanır.

Bu tür maddeler, üzerindeki koruyucu vernik tabakasına zarar vererek, metal kısımların parlaklığını alırlar. En iyi temizleme yöntemi, hafif nemli ve temiz bir bezle silmektir. Ürün, silme işleminden hemen sonra, kuru ve temiz bir bezle kurutulmalıdır.

Metal olmayan diğer kısımlar ise, malzeme cinsine uygun olabilecek temizlik maddeleri ile temizlenebilir. Örneğin; cam, kristal ve plastik kısımlar, deterjanlı su ile temizlenip, hemen arkasından iyice durulanıp, kurutulmalıdır.

Temizlik konusunda dikkat edilmesi gereken önemli noktalar:

* Avizenizin elektrik aksamına su değdirmemeye özen gösteriniz.
* Avizenizi tavanda silerken, olduğu yerde çevirmeden siliniz.

Deri mobilyaları korumak için
Öncelikle deri eşyalarınızı direkt güneş ışığından koruyun. Hatta evdeki kalorifer ve deri eşyalarınız arasında en az 30 cm. mesafe olmalı. Isıyla yakın temas halinde; deri fazla nem kaybeder ve dolayısıyla deride kuruluk, çatlak veya sertleşmeler meydana gelebilir.

Deri eşyalarınız için yapmanız gereken bir diğer iyi şey ise onları evde beslediğiniz sevimli dostlarınızdan uzak tutmanız olacaktır. Evcil hayvanlar, tırnaklarıyla deride tahribat oluşturabilirler. Ayrıca salya da deriye zarar verip leke yapabilir.

Deri koltuk takımınızı uzun süre naylon ambalajda bekletmeyin.

Temizlik yaparken dikkat…
Deri eşyalarınızda leke oluşmuşsa, onları ılık nemli bir bezle silin. Deri mobilya satan mağazalarda kolaylıkla bulabileceğiniz deri bakım setleri vardır. Bu bakım setleri üç ayda bir kullanıldığında deri daha uzun ömürlü olur. Cilası yapılan deri eşyanızı bakımın ardından yumuşak bir bezle silin. Cilt türleri gibi deri eşyaların da derileri arasında farklılıklar vardır. Bakım setini alırken bunu göz önünde bulundurup mobilyacınızdan bilgi edinmelisiniz.

Temizlik esnasında deri eşyalarınıza elektrik süpürgesi, sert fırça gibi tahrip edici malzemeler ve kesinlikle deterjan veya solvent bazlı alkol içeren temizlik malzemeleri kullanmayın. Eğer deri mobilyanız bir şekilde çok ıslanırsa kurumasının uzun sürede ve oda sıcaklığında olması gerekmektedir. Bu şekilde derideki nem kaybı ve sertleşme önlenmiş olur.

Kısa pratik çözümler

* Mutfak eşyalarının üzerindeki etiket izlerini yok etmek için, üzerlerine mobilya cilası serpip yumuşak bir bezle silin.

* Fırınınıza sinmiş kötü yemek kokuları için; yemek yapmadan önce fırınınızın ortasına yarısı sirke yarısı su ile doldurulmuş bir tava koyun. Fırınınızı birkaç dakika için ısıtın daha sonra soğumaya bırakın.

* Gömlek yakalarındaki kirleri gidermek için, gömleği makineye atmadan önce yaka kısmına sabun sürüp 15 dakika bekletin.

* Tutkal lekelerini çıkarmak için, sirke ile ıslatıp, bol su ile durulamalıdır.

* Masanızın üzerine damlayan mumları çıkarmak için lekenin üzerine neft döküp 5 dakika bekleyin sonra nemli bir bezle silin.

* Ellerdeki soğan ve sarımsak kokularını giderebilmek için yapılacak en iyi şey, haşlanmış patatesle ovmaktır.

* Pamuklu ve yünlülerde; çay lekesi taze ise, ılık suya batırılmış bir bezle ovulur. Eskimiş ise, içine limon suyu katılmış ılık suda ıslatılmış bir pamuk parçası ile silinir. Ilık su ile çalkalanır.

* Bir yerdeki sigara dumanını yok etmek için hemen mum yakın.

* Ütüde sararan elbise hemen oksijenli su ile silinirse sararan yerler kaybolur.

* Sürahinizin dibi kir tutmuş ise, içine bir avuç tuz ile sirke koyup çalkalayınız, tertemiz olacaktır.

* Buzdolabındaki nemi almak için, dolaba içi tuz dolu bir kap konur.

* Kristallerin ışıl ışıl parlaması için, yıkadıktan sonra durulama sırasında sirkeli suya batırın. Bu işlem kristalleri parlatacaktır.

* Sararan teflon tava ve tencerelerin içerisine bir miktar su ve biraz çamaşır suyu koyduktan sonra ateşin üzerinde kaynatın. İndirince önce sıcak suyla daha sonra soğuk su ile iyice durulayın.

* Parlaklığını yitirmiş bir sürahiye eski görünümünü kazandırmak için yarısına kadar yırtılmış gazete kağıdı doldurun, üçte birine de sıcak su doldurup iyice sallayın.

* Dibi tutan tencereleri bir gece suda bekletin, tencere daha kolay temizlenecektir.

* Musluklarınızı temizlemek için bez yerine eski bir naylon çorabı tercih edin, sonuç daha mükemmel olacaktır.

* Yumurta lekesini çıkarmak için önce soğuk suda bekletmeli sonra ılık sabunlu suda yıkamalısınız.

* Balık kokusunu çıkarmak için yıkama suyunun içine bolca kahve telvesi atın. Sonra bolca durulayın.

* Çaydanlığınızın içinde biriken kireç tortusunu temizlemek için, 15 dakika kadar içinde sirke kaynatın.

* Taze ceviz lekesini elden çıkarmak için, eller önce bir – iki dakika sirkeye batırılmış bir pamukla ovulur, sonra soğuk suyla ovulur ve yıkanır.

* Çamaşırdaki pas lekesi için lekenin üzerine limon damlatılıp ütülenir.

* Parlaklığını kaybeden çelik tencereler ısıtılmış sirke ile ovulup sonra iyice durulanır ve bir bez parçası ile parlatılırsa, tencere pırıl pırıl olur.

* Bir kumaşı benzin ya da başka bir leke çıkarıcı ile silmeden önce oldukça tuzlu bir su ile silerseniz leke çıkarıcı iz bırakmaz.

* Eğer örtünüze meyve suyu dökülürse hemen tuz serpin ilk yıkamada çıkacaktır.

* Teflon tavanızda oluşan lekeleri temizlemek için bir bardak suya iki çorba kaşığı karbonat ve yarım su bardağı sirke karıştırın. Bunu tavanızın içine dökün 10 dakika kaynatın.

* Lavaboyu temizlerken tuzla bastırarak silince hem iyi temizler hem de kokuları giderir.

* Uzunca bir süre kullanılmayan eski çaydanlıkların kötü kokusunu gidermek için. içine bir parça kesme şeker koyun.

* Halının rengini canlandırmak için en son suyuna sirke konur.

* Bulaşık suyunuza bir kaşık sirke katmakla bulaşıklarınızın daha kolay ve temiz yıkandığını göreceksiniz.

* Renkli gömlekler yıkanmadan önce iki saat sirkeli suda bırakılırsa renkleri canlı olur.

* Elbiselerin fermuarları yıkarken bozuluyorsa makineye atmadan önce kapatılır.

* Kapılarınız veya çekmeceleriniz bir müddet sonra itseniz de çekseniz de kapanmaları zorlaşır. Kapınızın, çekmecenizin sürten kısmına vazelin sürün.

* Fermuarlar sıkışırsa, kurşun kalemle fermuar dişlerinin üzerini karalayın.

* Gözlük camlarını gliserin ile silerseniz buğulanmadığını göreceksiniz.

* Çiçekleriniz için, haşladığınız yumurtanın suyunu saksıya dökün.

* Gülleriniz boyunlarını bükerse, ilk önce sıcak suya sonra soğuk suya batırın.

* Sigara küllerini saksınıza koyarsanız yapraklardaki kurt böcek vs. yok edersiniz.

* Kapılarınızı vs. cila yaparken, cila olmamasını istediğiniz yerlere vazelin sürün buralara cila taşarsa bile kuruyunca çok kolay çıkarabilirsiniz.

* Akü başları oksitlenirse cola sürerseniz oksitlenmeyi önlersiniz.

* Fareleri kaçırmak için nane yağını bir karton parçasının üzerine sürün farelerin geldiği yere koyun.

* Boya fırçaları sertleşmiş ise kaynamış sirkeli suda bekletin yumuşadığını göreceksiniz.

* Elinize uhu yapıştırıcı bulaşırsa, asetonla silin.

* Mangal ızgaranızı temizlemek için, ılıkken camsille temizleyin veya ılıkken nemli gazete kağıdına sarın bir müddet sonra sertleşmiş artıkların yumuşadığını göreceksiniz.

* Boya kokusunu gidermek için iki büyük baş soğanı soyup ikiye bölün suyun içine atın bunu da kokulu odaya koyun.

* Cam kırıklarını temizlersiniz fakat kıymıkları göremezsiniz, bunu da temizlemek için ıslak pamuk imdadınıza yetişir.

* Ağzı dar şişe kavanoz temizlemek için biraz deterjan biraz su bir kaşık pirinç çalkalayın.

* Balık kokan tavayı limonla bir güzel ovalayın ve yıkayın.

* Ampülün üzerine biraz parfümünüzden sıkınız, yakıldığında mis gibi kokar odanız.

* Dişlerinizi doğal temizlemek için, çileği ezin diş fırçanızın üzerine koyun diş etlerinize kompres yapın. Sonra dişlerinizi fırçalayın.

* Küçük yanıklar için, temiz bir süngeri hafifçe ıslatın buzdolabınızın derin dondurucu bölümüne koyun. Yanmış yerin üzerine hafif hafif kompres yapın.

* Ağız kokusu için, kahve çekirdeği ve karanfil çiğneyin.

Evimizdeki hava sağlığımız için çok önemlidir. Normalde insanların en fazla vakti evde geçer, evde uyuruz, evde kahvaltı ederiz, evde akşam yemeği yeriz ve tv nin karşında zaman harcarız yani kısaca söylemek gerekirse, hayatımızın yarısı evimizde geçer.

MUTFAK İÇİN

* Kuru bakliyatları bir gece önceden ılık suya koyun ve haşlarken içine biraz karbonat ilave edin.

* Pişirdiğiniz kek kalıbından çıkmıyor ise, kabın altına ıslak bir bez yayarak biraz bekletin.

* Konserve açıldıktan sonra cam kavanozda saklanırsa daha dayanıklı olur.

* Karnıbaharın haşlama suyuna bir miktar süt katarsanız kar gibi beyaz olduğunu, hem de kötü kokmadığını fark edersiniz.

* Kullandığınız salçaların bozulmamasını istiyorsanız üzerini düzleyip, biraz zeytin yağı ilave ederek uzun süre saklayabilirsiniz.

* Pirinç ve bakliyatların saklanması için cam kavanozları tercih edin.

* Rafadan pişireceğiniz yumurtaların çatlamaması için kabın içine fincan tabağı koyarsanız, çatlamasını önlersiniz.

* Domatesi kolay soymak için, bıçağın sırtıyla kabuklar, soyulacak yönün tersine sürtülür, veya kaynar suda bir dakika bekletilir.

* Patlıcanların acısını almak için, soyunca tuzlu suda bekletilir.

* Buzdolabından çıkardığınız yumurtanın akı ve sarısının birbirine karışmaması için hemen kırın.

* Sebzeleri tuzlu suda yıkamayı alışkanlık haline getirin. Tuzlu su sebzeleri daha etkili ve çabuk temizler.

* Sosislerin patlamasını önlemek için; fırın ya da ızgaraya koymadan önce soğuk süte batırmanız yeterli olacaktır.

* Çikolata sosu hazırlanırken içine biraz kahve konursa tadı çok daha değişik olur.

* Kuş üzümlerini ayıklamak için, onları bir avuç unla ovuşturunuz ve kalın delikli bir süzgece atınız. Unla beraber çöplerde düşer.

* Yemeğinizin tuzunu fazla kaçırınca tencereye birkaç parça çiğ patates atın, fazla tuzu çekecektir.

* Soğan soymaya başlamadan önce parmaklarınızı sirkeye batırırsanız, soğan kokusunun elinize sinmediğini göreceksiniz.

* Yumurtaları kolayca soymak için, kaynar sudan çıkardıktan sonra hemen soğuk suya tutulup biraz bekletilir.

* Etleri limon suyu ile pişirirseniz hem çabuk hem de lezzetli olur.

* Süte biraz karbonat atarsanız hem çabuk bozulmaz hem de kolay hazmedilir.

* Ekmeğin küflenmemesi için ekmek kutusuna biraz tuz koymayı ihmal etmeyin.

* Pastaların daha gevrek olması için hamurun içerisine bir çay kaşığı tuz atın (tatlı – tuzlu farketmez).

* Cam tencerede yemek pişirirken kapağın buharlaşmaması için iç yüzeyi limon kabuğu ile silinir.

* Pilavınızı tekrar ısıtırken bir kabın içine su koyup bu kabın üzerine pilav tenceresi koyularak ısıtılırsa pilav taneli kalır tazeliğini muhafaza eder.

* Patates pişirirken suyuna bir kaşık sirke konursa hem rengi sarı kalır hem de daha lezzetli olur.

* Sütü ocağa koymadan tencere soğuk suyla çalkalanırsa süt kaynarken dibine yapışmaz.

* Yoğurdu sulandırmamak için tahta kaşıkla üstten almak gerekir.

* Kesik limonu saklamak için, küçük bir tabağa toz şeker serpin, kesik tarafı şekerin üzerine gelecek şekilde koyun iki hafta limon kurumadan saklanır.

* Patates haşlarken, haşlama suyunun içine bir kaşık margarin koyun, patateslerin vitaminlerini kaybetmemiş olursunuz. Aynı zaman da patatesler daha çabuk pişer.

* Soyulmuş patateslerin kararmadan saklanabilmesi için, saklanacak kabın içine su, bir tutam tuz koyun. Buzdolabında saklayın gerektiği zaman suyla yıkayıp kullanın.

* Dereotonu saklamak için, temiz bir havluya kaplayacak şekilde sarın, bu şekilde naylon torbaya koyup buzdolabına saklamaya bırakabilirsiniz.

* Tazeliği gitmiş pörsümüş yeşillikleri canlandırmak için, iki kaşık limon suyu karıştırılmış buzlu su dolu kabın içine koyun 1 saat buz dolabında bekletin.

* Yeşil sebzelere renk veren, klorofil maddesidir. Pişirdiğinizde sebzelerin bu yeşil rengi daha az kaybetmeleri için, önce bol buzlu suda bekleterek, klorofilin sabitleşmesini sağlayın.

* Soğanları kızartmadan üzerlerine biraz un serperseniz, kavururken kararmazlar.

* Börek üzerinin kızarması için üzerine yumurta sürülür, evde yumurta kalmamışsa, biraz yoğurdu bir yemekkaşığı yağla karıştırıp sürün, güzel bir renk olduğunu göreceksiniz.

* Yeşil salata ve marulun yapraklarını yıkadıktan sonra bıçakla keserek doğramak yerine, elinizle koparın. Böylece vitamin kaybını önlemiş olursunuz.

* Reçel yapacağınız meyvaları iyice yıkayıp kurulamalısınız. Karıştırırken mutlaka tahta kaşık kullanmalısınız. Şekerlenmeyi önlemek için limon tozu yerine, limon suyu kullanın. Kavanozlara koyduğunuzda iyice soğumadan ve üzerindeki hava kabarcıklarını kağıt havlu ile almadan kavonozun ağzını kapatmayın. Reçellerinizi serin ve karanlık yerde saklayın.

* Çikolata sosu hazırlarken içine koyacağınız bir tutam tuz, çikolata sosunun kokusunu daha da belirgin kılar. Çikolata sosun içine biraz kahve eklediğinizde, tadının çok değişik olduğunu göreceksiniz.

* Pişirip sakladığınız yumurtaları, çiğ yumurtalarla aynı yere koyuyorsanız, bunları ayırmanın en kolay yolu çiğ yumurtalar döndürdüğünüzde kolaylıkla dönmezken, pişmiş yumurtalar kendi ekseni etrafında rahatlıkla dönerler.

* Tavuk eti çabuk bozulan gıdalardandır. Satın alındıktan sonra buzdolabında en fazla 1 gün bekletilip tüketilmelidir. Derhal tüketilmeyecek ise, temizledikten sonra tavuk plastik folyoya sarılarak derin dondurucuda bekletilebilir. Bu şekilde dondurulmuş etler *180 C’ de 3 ay kadar saklanabilir. Ayrıca, tavuk eti tahta et tahtası üzerinde kesilmemelidir. Siyah etten farklı olarak mikro organizmalara karşı daha dayanıksız olan tavuk etinin mermer veya plastik üzerinde kesilmesi gerekir.

* Yoğurttan daha fazla yararlanmak için suyunun atılmaması gerekir. Yoğurdun tüm vitamin ve mineralleri bu suda bulunmaktadır. Ayrıca, bu su yemeklere ekşi bir tat kazandırmak istenildiğinde de kullanılabilir.

* Ekmeğiniz durup dururken dolabında küfleniyorsa, ekmek kutusunu 15 günde bir sirkeli suyla silmek yeterlidir.

* Evinizde mayonez yaparken zeytinyağ yerine susam yağı kullanın. Mayonezinizin daha uzun zaman bozulmadığını göreceksiniz.

* Nane, adaçayı ve çekilmiş cevizin pek çok yemekte kullandığınız beşamel sosa çok hoş lezzet kattığını biliyor muydunuz? Fakat bu aromalı otları, sos pişip ateşin söndürülmesine yakın tencerenin içine ilave etmeye dikkat edin.

* Bayat ekmeği ince ince dilimleyin üzerine az miktarda süt serpin ve kızgın yağda bir yüzünü kızartın. Ters çevirip üzerine domates ve taze kaşar peyniri koyun. Peynirler erimeye başlayınca üzerlerine kekik ve karabiber serpip sıcak sıcak servis yapın.

* Tavuk etinizin daha yumuşak, daha güzel kokulu ve daha lezzetli olması için pişirmeden önce tavuğu yarım limon ile iyice ovalayın ve sonra tavuğun üzerine ve içine rendelenmiş limon kabuğu koyun.

* Portakalları sıkmadan önce yarım saat soğuk suda bekletirseniz sıktığınızda daha çok portakal suyu elde edersiniz.

* Sarımsakların daha çabuk ezilmesi için cam bir kavanozda ve buzdolabında saklamanız yeterli olacaktır.

* Patlıcan kabuklarını soyduktan sonra içine sirke ve çok az zeytinyağı konmuş suda bir süre haşlayın. Daha sonra istediğiniz küçüklükte dilimleyin ve pilav yaparken içine karıştırın. Göreceksiniz pilavınız çok leziz olacak.

* Fırınınıza sinmiş kötü yemek kokularını temizleyip yerine güzel kokular bıraksın diye satın aldığımız o pahalı ürünler istediğiniz gibi ferah bir koku

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 5 YORUM
  1. Burcu dedi ki:

    Merhaba sayfan süper ötesi hayran edici, tebrikler

  2. Fidan dedi ki:

    Sürekli sizi takip ediyorum. Yazılarınız çok başarılı.

  3. Burcu dedi ki:

    Başarılı bir yazı olmuş, farklı türdeki konulardan paylaşmanız çok iyi.

  4. Kamil dedi ki:

    Konuyu bir başka yazınızda daha detaylı ele alırsanız sevinirim.

  5. Caner dedi ki:

    Bunun gibi daha fazla türde içerik bekliyoruz.

Koç
21 Mart - 20 Nisan
Boğa
21 Nisan - 20 Mayıs
İkizler
21 Mayıs - 21 Haziran
Yengeç
22 Haziran - 22 Temmuz
Aslan
23 Temmuz - 23 Ağustos
Başak
24 Ağustos - 23 Eylül
Terazi
24 Eylül - 23 Ekim
Akrep
24 Ekim - 22 Kasım
Yay
23 Kasım - 21 Aralık
Oğlak
22 Aralık - 20 Ocak
Kova
21 Ocak - 19 Şubat
Balık
20 Şubat - 20 Mart
Koç
Boğa
İkizler
Yengeç
Aslan
Başak
Terazi
Akrep
Yay
Oğlak
Kova
Balık